"Hayatımı yeni baştan kuruyorum," dedim, "biraz da siz bana gelin ya da birlikte sinemaya gidelim, yürüyüş yapalım, çay bahçelerinde oturalım. Biraz da, bizi saran -yok saydığımız- hayattan konuşalım. İçimize hapsettiğimiz hayatı konuştuğumuz yeter."