COK uzun bir sure konusabilirim.. once dizisini izlemistim cok begendim fakat bazi seyler cok anlamsiz gelmisti. sonra bir yorum okudum kitapta karakterlerin bazi seyleri neden yaptıgını ic dunyalarina daha cok girdigini soyluyordu. hakliymis. bu kitabi zaten ya cok begenirsiniz ya da hic begenmezsiniz ortasi oldugunu dusunmuyorum. ben bayildim. marianne ve connel gercekten aslinda bizden biri gibiler cidden normal insanlar. ayni zamanda birbiri icin ölüp biten iletisim ozurlusu iki salak. marianne hep bir arayista, kendini sevgiye layik gormeyen (ki ailesi yuzunden olusmus bir duygu) aci cekmeyi hak ettigini dusunen sadece aciyla o degersizlik hissini yikabilen biri. connel'in baskalarinin dusuncelerini cok umursadigini dusunuyorum hep bir onaylanma ihtiyaci kendisi de söylüyor bunu aslinda. duygularini asla ifade edemiyor. cok fazla sey hissediyor, cok fazla sey dusunuyor ama asla bunlari dile dokemiyor. yargilanmaktan cok korkuyor. ikisi de sadece birlikteyken yargilanmiyor gibi hissediyor, guvende ve anlasiliyor hissediyorlar. birbirlerinin safe place'iler kisaca. "anlasilmak icin cabalamadigin yer evindir."
bu kadar uyumlu olmalarina ragmen aptal genclik hatalariyla dolu hayatlarini okuyoruz. karakterlerin bu kadar icten bu kadar gercek olmasi bile okutturur kitabi. varolussal acilarini hem kitabi hem de dizisi cok iyi yansitiyor. bu kitabi begenmeyen insanlarin cok vurdumduymaz (dogru bir kelime oldu mu emin degilim) tipler olduklarini dusunuyorum, iyi anlamda soyleyebilirim bunu. hatta umarim hayatlarinin hicbir bolumunde bu karakterleri anlamak zorunda kalmazlar..