Bütün kafası birdenbire boşalıyor, göğsünün ve gırtlağına üstüne bir ağırlık çöküyor ve ne olduğunu bilmediği birtakım şiddetli arzuların hasretini duyuyordu.
Nihat: "Ne istediğini bilsen canın sıkılmaz!" dedi.
Ömer yalvarır gibi cevap verdi: "Bana istenecek bir şey söyle, uğruna can verilecek bir şey söyle, hemen dört elle sarılayım..."