Şu anı her zamanki sıradan varoluşuyla temasa geçmeye zorlamak yalnızca önceden hayatla ilgili düşüncelerinin ne kadar bunaltıcı, ne kadar biçimsiz olduğunu açık eder görünüyor.
Sanki hayat içine sıkıştığı ağlardan kurtulmuştu. Hatta o ağ başından beri bir yanılsamaydı, gerçek bile değildi. Hayatın her şeyi saran sınırsızlığını kapsayamayacak, tarif edemeyecek bir fikirdi.