Duvara, bir titiz örümcek gibi, İnce dertlerimle işledim bir ağ
Uzun ince bir yoldayım gidiyorum gündüz gece
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gökkuşağının Eteğinde ​Bir çocuk duruyor eşikte, elleri boş, Vaat edilmiş baharlardan çok uzakta. Boğazında bir düğüm, ne ses var ne nefes, Ağlamak bile lüks, o kadar dermansız kucakta. ​Güneş, tam elini uzatmışken battı mı? Yollar, koştukça sanki biraz daha uzadı. Oysa sadece bir renk tutmaktı niyetin, Ama gökyüzü bugün, senin rengini unuttu. ​Güçsüzlük bir hırka gibi omuzlarında, Hasta bir umudun sessiz bekleyişi bu. Yalnızlık, kalabalık bir sokakta kaybolmak değil, Kendi içindeki sesin bile kesilişi bu. ​Ama bak; ​Karanlık çökünce yıldızlar daha net seçilir, Güneş battıysa eğer, ayın vaktidir şimdi. O ulaşamadığın gökkuşağı var ya hani? Aslında senin o sabırlı, mahzun bakışında gizli. ​Çaresizlik bir duvar değil, yorgun bir duraktır, Dinlen biraz, boynunu büküşün güçsüzlükten değil. Işık, tam da bitti dediğin o ince sızıdadır, Karanlık olmadan, kimse görmedi ki şafağın geldiğini. 🌿🍃 @ Garp63
Şiir
Bazı şarkılar sadece kulakla değil, doğrudan ruhla dinlenir; Sen Ağlama, kalbin en ince sızısına dokunan bir tesellidir.
Bazı şarkılar sadece kulakla değil, doğrudan ruhla dinlenir; Sen Ağlama, kalbin en ince sızısına dokunan bir tesellidir.
Ak saçlı başını alıp eline , Kara hülyalara dal anneciğim, O titrek kalbini bahtın yeline, Bir ince tüy gibi sal anneciğim, Sanma bir gün geçer bu karanlıklar, Gecenin ardında yine gece var, Çocuklar hıçkırır anneler ağlar, Yaşlı gözlerinle kal anneciğim... Gözlerinde derin bir hiçin, Kanadın yayılmış çırpınmak için, Bu kış yolculuk var diyorsa için , Benide beraber al anneciğim.... Necip Fazıl Kısakürek