İnci Şener

İnci Şener
@incisener
"OKUMASAM DELİ OLACAKTIM."
Değişmek için okuyun
9/10
·300 syf.··
2021 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 13:21
Okuduğum ilk Nihan Kaya kitabıydı ve kitabı çize çize, yanına notlar ala ala okudum. Kitabı bitirdiğimde iyi ki okumuşum dedim. Bu platformdaki diğer incelemeleri de okudum. Evet sivri bir dili var. Evet Alice Miller'a ve alıntılarına fazlaca yer vermiş fakat bunun açıklamasını en baştan ithaf bölümünde yapıyor. Bu sebeple böyle olması beni şaşırtmadı ya da rahatsız etmedi. Yazarımızın söyledikleri geleneksel yapıda yetişen, hala o yapıyla çocuk yetiştirmeye devam eden hemen herkesi az ya da çok rahatsız edecektir. Rahatsız etsin ki değişim başlasın değil mi? Zira rahatımız yerindeyse bir yerde o yeri terk etmek, konfor alanımızdan çıkmak çok da mümkün olmuyor. Kitabı -adından dolayı- alıp okumak ayrı bir cesaret istiyor, eleştirileri kabul edip hareketlerimize yansıtmak ise apayrı bir cesaret istiyor. Bize öğretilen ve iliklerimize kadar hissettiğimiz o kadar safsata var ki biz bunların yanlış olduğunu iç konuşmalarımızda kendimize dahi ifade ederken " Biri benim bunu düşündüğümü duysa bana ne der acaba, kesin ayıplar" diye utanmaktan kendimizi alamıyoruz. Bu kafada olan ben de bazı yerlerin altını çizerken kendimi günaha giriyormuş gibi hissettim. Kitap sert söylemleri barındırsa da “Evet, ben anneyim, hata yapabilirim, hatta birçok kez hata yaptım, kabul ediyorum.” deyince çocuğunuzun sizi affetmeye hazır olduğu hafifliğini veriyor. Hatta annesine zaman zaman öfke duymanın, karşı çıkmanın, ona kırılmanın da hemen her çocuğun verebileceği doğal tepkiler olduğu hafifliğini de veriyor. Çünkü birçoğumuz kırgınlık hissederiz ve bu kırgınlıkların altında zaten eziliyorken bir de vicdanımız bizi törpüler “Bunları hissediyorsan iyi evlat değilsin” diye. Doğruya doğru anneler de insandır, hata yapar. Annelik annenin yaptığı hatayı meşrulaştıramaz. İş bu hataları kabul
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hem Uzak İhtimaller Diyarı Hem Burnumuzun Dibi
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 15:36
Yarı masal yarı gerçek... Hem uzak ihtimaller diyarı hem burnumuzun dibi! Klasik bir Anadolu ailesinin köyden kente göçünü diyaloglara dahi ihtiyaç duymadan soluksuz yazmış Latife TEKİN. Sanki masanın başına oturmuş, yazmış ha yazmış hiç kalkmamış başından. Ben de okudum ha okudum, kuşun kanat çırpışı misali ilerledi sayfalar. Her sayfada beni huzursuz eden bir taraf buldum, çünkü kendimi her sayfada başka bir kahramanda buldum. En çok da DİRMİT'te. Kitaptaki bildik manzaralar hem rahatsız edici hem büyüleyici. Bu büyünün etkisinde kalıp kitabı elimden bırakamadım, bıraksam göz ucuyla kitabı izlemeye, içimden Dirmit'le konuşmaya devam ettim. Ben Dirmit'i duydum, bir ağıt da kendime yaktım. Eminim kitabı okuyan birçok kadın da yaşadıklarına ve yaşayamadıklarına bir ağıt yakacaktır. Kitabı okumakta geç bile kalmışım. * Kitap bana hem Yüzyıllık Yalnızlık tadı verdi hem de soluksuz anlatımı bakımından Ayfer TUNÇ'un Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi'nin tadını verdi. İki eserin de bende yeri ayrıdır.
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Ayağı Kesik Badanacı Sandalyesi
9/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
Bu ne güzel bir kapak tasarımıdır, badanacı sandalyesi... Genelde badanacılar zarar görmesinden korkmayacakları sandalyeleri kullanırlar yani gözden çıkarılanları. Kapaktaki sandalyemiz üstelik kesik bacaklı. Ne üzerine çıkanı dengede tutabilir ne de oturanı. Artık sadece gözden çıkarılmış değil aynı zamanda işlevsizdir de! Yalnız kalan aşık, terk edilen aşık, kavuşamayan aşık gibi... Gözden çıkarılmıştır ama hayattadır. Hayattadır ama işlevsizdir.
Ayrılık Sevdaya DahilAttila İlhan · İş Bankası Kültür Yayınları · 20207,1bin okunma
Venedik Taciri
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Her eseri yazıldığı devrin şartlarında değerlendirmek gerekir, anlayışıyla yorumlayacağım. Shakespeare'in dili, üslubu, edebi değeri kitapseverlerin malumudur o kısmı geçiyorum. Venedik Taciri'nde 16.yy.ın ticari, kültürel, sosyal hayatına, insan ilişkilerine dair birçok çıkarım yapmak mümkün. Dostluk, sadakat, aşk, intikam, adalet gibi birçok kavramı ele alan bir eser. Shakespeare bize eserinde insanı her yönüyle vermiştir. Onun kahramanları hepimizin olduğu gibi hem mazlum hem zalim, hem adil hem kanunsuz, hem yalancı hem doğrucudur. Kitabı okurken - Shylock'un tefeci bir Yahudi olarak intikam almak için yaptıklarına kızarsınız ama kızının ona yaptıklarındaki feryadıyla ve bir Yahudi olarak maruz kaldığı davranışlarda ona acırsınız. Zaman zaman döneminde Yahudi'lere, siyahilere, Türklere vb. karşı nasıl bir bakış açısı olduğunu görür okurken kızarsınız. - Portia'nın ağzından dökülen "Lisan değil hayaldir genç kızların serveti." gibi cümleleri okuyunca kadınların yapabildiği en güzel şeyin hayal kurmak olduğunun ifade edildiğini görür ve bu edilgen hayata öfkelenirsiniz. Ama Portia'nın ve Nerissa'nın "Antonio ve Bassanio'nun" kurtarıcıları olduğunu görünce bir kadın zaferi hisseder sevinirsiniz. Evet kitapta devrinin gücü, üstünlüğü, hemen her şeyi erkek egemenliğinde olsa da anlatılan olaylarda erkekleri zor durumlardan kurtaran nedense kadınlar oluyor. Onları parasızlıktan, alacakları cezalardan, sosyal statü kaybından vs. kurtaran da kadınlar oluyor. Shakespeare devrinde edilgenleştirilen kadınların aslında hiç de öyle olmadıklarını göstermek istiyor belki de. - Antonio ve Bassanio arasında örülen dostluk, sadakat ve güven okurken bizim de yüreğimizi okşuyor; güzel günlere ve insanlara olan inancımızı tazeliyor. Her ne kadar bazı anlayışlar günümüz anlayışları
Macbeth – Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Timaş Yayınları · 201464 okunma