Açıkçası bu kitaba başlarken çok umutluydum. Çünkü uzuuuun bir zamandır romantik bi kitap okumamıştım. Ve bu seri çok tavsiye ediliyor. Hatta seveceğime o kadar emindim ki 3 kitabı birden aldım.
Ancak beklediğim kadar beğenemedim. (seriyi tam bitirmedim belki diper kitaplar daha iyidir)
Klasik bi genç kız edebiyatı kitabıydı. Son derece klişe (zengin oğlan, sürekli ben kötüyüm-karanlığım diyen erkek, problematik genç kız, sahiplenici -toxic- esas oğlan, "saf" kız)
Ama hakkını yemeyelim iyi yazılmış bi klişeydi. Yer yer buhran dönemlerimde klişe okumayı seven biri olarak bu kitap RS'me iyi geldi diyebilirim. Kitabı yaklaşık 2 günde bitirdim ve 1. Günde 600 sayfa okudum (wayy). Yani kitap harbiden akıcı.
Gelelim konuya;
Kitap konu olarak bence bi tık eksikti. Yani kitabın konusunu sorguladığınızda "işte bi kız var bi de erkek var bunlar sevgilicilik oynuyo" gibi bi konusu var benim gözümde. Demek istediğim bi olay yok.
Esas oğlanımız -tabii ki- 1 hafta içerisinde kıza aşık olduğunu anlıyo. Kız da erkeğimizin büyüsünden kaçamıyo vs... Bu arada kızımız 17 yaşında bi lise öğrencisi, erkeğimizse 26-27 yaşlarında koca bi adam????
Açıkçası kitap boyunca kızın 18 yaşına girmesini ve bu olayın sübyancılıktan çıkmasını çok bekledim ama kitap bitti kız hala 17.
Yani sen 26 yaşında koca şirket sahibisin. 7/24 liseli kızın peşinde, lise etrafında dolaşıyorsun . Yani bu şirket nasıl ayaktaaaa.
Kıza gelirsek kızda problematik bi "ailede" yetişen ve "ben diğer ergenlerden çok farklıyım" kafasında su katılmamış bi ERGEN. Kızın gereksiz (gerçekten gereksiz)bi agresifliği var.
Kız kesinlikle baba şefkatini erkekte, erkek ise anne şefkatini kızda arıyo.
Ben açıkça kitapta hiç bi karakterin içine giremedim. Ne Billur (aşırı irite