ghost

ghost
@infestissvmam
araştırma görevlisi & editör
9/10
·176 syf.··
2025 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2025 14:01
Hepimizin içinde bir Houdini ve bir de hasta var. Houdini'nin Kutusu, paradoksal bir şekilde hem karamsar hem de aydınlatıcı. Harry Houdini'nin hayatı üzerinden kaçışın hem bir kişinin kimliğini doğrularken hem de ondan uzaklaşırken nasıl işlediğini görmeye başlıyoruz Phillips’in ana tezi, insanlığımızın, bir şeylerden çıkış yolu bulabilme yeteneğimizle tanımlandığıdır, çünkü bu, bizim insani irademizi, seçim ve karşı seçim yapabilme yeteneğimizi yani kaçma gücümüzü verir. Bu seçme yeteneği sayesinde, isteklerimizi keşfetme gücü geliştiririz ve bu isteklerdeki felç edici çatışma ile karşılaşırız. Kesin istekler arasında seçim yapma zorluğuyla karşılaştığımızda, ikiye ayrılırız. Bir kısmımız Houdini gibidir: Bu seçimi, Tanrı’yı öldürmeye çalışarak ve "isteme"nin putperestliğinin boş ve saf bir inanca dayandığını göstererek çözeriz. İsteklerimizin sonluluğunu fark ettiğimizde, "sadece insan" şüphecileri oluruz, bilmediğimizin dışında bir şey isteme kavramından yoksun, yani şok ve sihir. Diğer bir kısmımız ise hasta gibidir, isteklerimizle kendimizi gizemli hale getirmeye odaklanırız. Anlamadığımız isteklerin peşinden giderek aslında doğru olduğundan emin olduğumuz, ama kesinlikle anlayamadığımız bir şekilde teslim oluruz. Sonuç olarak, bu ikiliği yaratmakla birlikte, kaçışçılıkla ilgili seçim faktörünü tamamen ortadan kaldırabiliriz, böylece kaçışın amacını baştan geçersiz kılabiliriz. Ancak Phillips, Dickinson'dan alıntı yaparak yazdığı bir epilogda, kaçış ve sınırlama ikiliği yerine cesur bir spekülasyonla ilgili bir yaşam fikrini, her ne kadar basit olsa da, tanımlar. Phillips'in Dickinson'u için kaçış her zaman bir olasılık olarak var olur, kullanılsın ya da kullanılmasın, bu da ona risk özgürlüğüyle bir yaşam sağlar. Bu olasılıkları keşfederek onları onaylamaya
Houdini's BoxAdam Phillips · Faber and Faber · 200214 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
2/10
·152 syf.··
2024 5. kitabı
Çevirmen ve editörlerin grevde olduğu bu dönemde yayınevi tarafınca arama motoru çeviri hizmetinden yararlanarak dilimize kavuşturulan bu eser için Dorlion'a teşekkür ed- Sizin yapacağınız işe sıçayım. Paramı geri verin. Şaka bir yana, tahminimce bu kitabı orijinal dili olan Almancadan önce İngilizceye çevirip sonra Türkçeye tekrar çeviri yapmışlar. Çünkü "sıfırdan aşağıda 28 derece" gibi bir kullanımın aslında "28 degrees below zero" olmamasına imkan yok. Eğer yapay zeka değillerse çevirmen ve editöre notlarım: *Ta diye bir bağlaç yok, doğrusu da'dır. *Her "şey" ayrı yazılır. *Bağlaç olan de ayrı yazılır, ek olan -de birleşik yazılır. *Özel olmayan isimlerin baş harfleri büyük yazılmaz. *Virgül dediğimiz bir noktalama işareti var, bilmem duydunuz mu. *Afrika'daki ülkenin adı Samoli mi Somali mi kararsız kalmışsınız, Somali olacak. *"COLOGNE" ALMANYANIN KÖLN ŞEHRİNİN İNGİLİZCE ÇEVİRİSİDİR. HAYIR, BİLDİĞİMİZ KOLONYA DEĞİL. Bunca zamandır okurum, bu kadar kötüsünü hiç görmemiştim. Heba ettiğiniz kağıdı, harcadığınız mesaiyi. Neyse ki eseri rezalet çeviri ve redaksiyonundan öte görüp değerlendirebilecek kapasiteye sahibim. Kitap sosyoloji kitabı değil. Yazarın gezerek, görerek ve de duyarak edindiği kültürel bilgilerin bilinç akışı tekniğiyle kağıda döküldüğü bir DENEME kitabı. (İğrenç bi şaka yapayım mı, keşke denemeseymiş.) Kitap farklı kültürlerin selamlaşma biçimlerinden bahsederek başlayıp devamında yine kültürden kültüre değişiklik gösteren diğer eylemleri (tapınma, ev kurma, avlanma gibi) de anlatarak sonuçlanıyor. Yazar "gelişmiş ve ilkel toplum arasında fark yoktur" demeye getirirken gelişmiş için Avrupa'dan, ilkel için Afrika'dan örnekler vererek bir tür kafa karışıklığı yaşıyor. Çeşitli kabilelerin kültürel farklılıklarına dair anekdot şeklinde bilgi
Dil, Din, Ateş, Ev ve Tanrı Korkusu Nereden Geliyor?Ernst Heinrich Schrenzel · Dorlion Yayınları · 20236 okunma
6/10
·116 syf.··
2024 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2024 10:51
henüz bitiremedim (şaşırdık mı, asla) ama kitabın incelemelerine bir göz atayım dedim. sanırım okurlar kitabın "deneme" türünde olduğunu gözden kaçırmışlar, kitap sohbet havasında yazılmış, bir bilimsel inceleme kitabı değil. altmış sene önce yazılmış, dolayısıyla bizim bugün ayrı yazdığımız bazı bağlaçlar birleşik yazılmış, çünkü o zamanlar birleşik yazılıyordu. hayır yazarın dilbilgisi zayıf değil, tarzı bu. cümleleri kopuk, paragraf içi bütünlüğü zayıf çünkü a'dan b'ye geçişler net değil, bazen a'dan c'ye geçiyor. düşünce akışı dağınık, sanki dehb'li bir bireyin beyninin içini kağıda dökmüşsünüz gibi. belki de bu yüzden okuması bana kolay geliyordur. o zaman niye bitiremedin diye soracak olursanız da, bilmiyorum.
Dilin GücüNermi Uygur · Yapı Kredi Yayınları · 2021162 okunma
7/10
·327 syf.··
2022 31. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2022 10:34
6.5/10 Kitap 6 bölümden oluşmakta, bu 6 bölümde 6 farklı medeniyetin günümüze kadar ulaşmış mitleri 3 başlıkta derlenmiş: Kozmogoni (evrenin yaratılışı), antropogoni (insanın yaratılışı ve kadının yaratılışı), ve son olarak da eskatoloji (son buluş) mitleri yani en bilindik haliyle tufan. Sümer, Asur ve Babille başlayıp İbrani mitlerine, oradan Eski Türklere atlayıp sonrasında İslam medeniyeti ve İran mitlerini okuyup Mısır'la kapanış yapıyoruz. Yazar "şu medeniyetin mitinde şu şekilde anlatılır" demek yerine ilgili medeniyette bu mitleri anlatan bir kitap (genelde destan olur) varsa o kitaplardan alıntılar yapmış; mesela Babil'i anlatırken Enuma Eliş'ten bir iki sayfa paylaşmış. Hiç okumadığım hatta adını bile duymadığım eserlerden kesitler okuma fırsatı buldum, bu açıdan bakılınca kitap gerçekten iyiydi. Fakat değinilmesi gereken birkaç nokta var. Yazar daha kitabın başında Sümerleri anlatırken birkaç paragrafta kendi düşüncelerine yer veriyor, üstelik bu düşünceleri tam güvenle karşılamamızı bekliyor. Mesela şuradaki alıntıda #162673702 göreceğiniz üzere daha ilk cümlede yazar denklemi ters kuruyor. "Sümer mitolojisinde kadının yaratılışı Eski Ahit anlatılarıyla benzerlik göstermektedir." cümlesinde sanki Eski Ahit daha önce "yazılmış" da Sümer oradan esinlenmiş anlamı çıkıyor. Ama bana kalırsa bu denklemin yanlış kurulmasının sebebi yazarın cümlelere pek fazla önem vermemesi değil de, "Sümer'e benziyor, Sümer'den esinlenilmiş" demekten korkması. Alıntının devamındaki cümlelere bakılınca yazar tüm medeniyetlerin mitlerinin birbirine benzemesini (aslında hepsi sadece Sümer'e benziyor, çünkü kökeni Sümer) olumlu bir şeymiş gibi anlatıp "bu mitlerin hepsi birbirine benziyorsa hepsi sadece bir kişinin ağzından çıkmıştır" demeye getiriyor,
Yaratılış MitolojileriGönül Yonar · Ötüken Neşriyat · 201575 okunma
10/10
·280 syf.··
2022 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 15:46
·
Kitap dört bölümden oluşmakta, bu dört bölümde tek tanrılı dinler arasında gitgeller yaparak kadın imgesini, toplumun kadın algısını, kadın bedenini ve kadın bedeni üzerine kurulan tahakkümün tarihi analizini okuyoruz. Tahmin edeceğiniz üzere en çok atıf Sümerlere ve Asur yasalarına yapılmış, yazar tek tanrılı dinlerin Sümer dininden "ödünç" aldığı ritüelleri ve bu ritüellerin evrim geçirdiği sürede o zamanın toplumunun algısına nasıl uyarlandığını çok net göstermiş. Yaratılıştan başlayıp günümüze kadar gelirken belki de en güncel kadın meselesi olan İranlı kadınların İslam Devletinin tahakkümüyle mücadelesine dair hem kapsamlı hem de öğretici detayları okuyoruz. Verdiğim puandan ve yaptığım alıntılardan anlayacağınız kadarıyla öyle sıradan bir araştırma kitabı değil, aynı zamanda yüzyıllar önceki muamelenin "modernite" adı altında hangi biçimlerde devam ettiğine mercek tutan bir araştırma. İyi okumalar. Kitapta kaynak gösterilen çalışmalardan
Tek Tanrılı Dinler Karşısında KadınFatmagül Berktay · Metis Yayıncılık · 2025943 okunma