Dilin Gücü

·
Okunma
·
Beğeni
·
800
Gösterim
Adı:
Dilin Gücü
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753637152
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Dilin Gücü, Nermi Uygur’un yazarlık gündeminin 'Baştan beri en başında yeralan dili dile getirmeye yönelik bir dil yapıtı.'Anadilin bağlayışı’ndan söz’e, dil ve çeviri’den anlamın çıkmazları’na, babil kulesi’nden arıtıcılar’a, dildeki felsefe’den susmak’a... 'Nermi Uygur’dan sıkı bir türkçe dersi.'
116 syf.
·2 günde
Kitabı okumakta oldukça güçlük çektim. İmlası ciddi derecede sorunlu. Ve bu dizgi/baskı hatalarından kaynaklanmıyor. Özellikle ayrı/birleşik yazılan kelimeler bakımından sayılamayacak kadar çok yanlışla dolu. Bazı bilimsel alanlarda, kelimelerin o alana özel kullanımı/anlamı dolayısıyla bu olabiliyor ancak bu kitaptakileri bununla açıklamak mümkün değil. Bunun dışında da çok sorun var. Kitabın ilk basımı 1962' de yapılmış. Okuduğum yeni basımında güncelleme yapılmamış, ilk yazıma sadık kalınmış diyemem çünkü o yıllarda basılmış kitaplar okudum, bu tarz bir yazım yok. Ayrıca anlatımı da sıkıntılı. Şöyle ki: Cümle kurguları bir tuhaf. Birbirini takip eden cümleler kopuk, bağlantısız ya da aynı ifadeyi tekrar ederken bir anlam zenginliği, genişlemesi veya öncesini özetleme yapmıyor. Kurgu genel olarak sorunlu. Kopuk kopuk, doğru düzgün, sıralı bir şeyler anlatamıyor. Sanki Türkçeyi sonradan öğrenmiş, ya da unutmuş birinin yazısı gibi. Dil üzerine yazılan bir kitabın bu kadar dil yanlışıyla dolu olması hiç hoş değil Başka kitaplarını da okuduğum Uygur belli ki dil konusunda bir şeyler söyleyebilecek bilgiden yoksun. Evet dilci değil, konuya felsefi açıdan bakıyor ama bununla da açıklanamaz gördüğüm sorunlar. Sanki müsveddeler düzeltilmeden basılmış havası da var. Ayrıca bu kitabı okumak bana ne bir şey öğretti ne de başka bir bakış açısı gösterdi. Sadece zaman kaybettim.
116 syf.
·8/10
Anadilden susmaya uzanan 11 bölümlük bir deneme... Yazarın " Yazarlık gündemimin baştan beri en başında yer alan dili dile getirmeye yönelik bir dil yapıtı." diye açıkladığı bu kitap 1962'de yayımlanmış. Yapı kredi yayınları tarafından basılan kitabın 4. basımını okudum ben. İçerisinde aşırı derecede basım hatası olmasına rağmen anlatılan konuların samimi havası kitabı keyifle okumamı sağladı. Diğer okurların aksine kitabı beğenme nedenim belki de kitabı yazıldığı döneme göre ele almış olmamdı. Yazar kitabı deneme olmasından dolayı karşısındaki insanla sanki sohbet ediyormuş gibi yazmış ve bu yüzden de dönemin konuşma şeklini yazısına yansıtmıştı bence. Bir de yazarın Felsefe alanında uzmanlaşmış olması kitap içerisinde vermiş olduğu örneklerde kendini belli ediyordu bana kalırsa. Kendi dilini bulmaya çalışan bir felsefeci izlenimi yarattı bende.

Deneme okumayı seven insanlara bir felsefecinin gözünden dil ile ilgili izlenimlerini okumak eğlenceli gelebilir...

Şimdiden herkese iyi okumalar dilerim...
116 syf.
“İnsana yakışan susma ile konuşmayı ustaca bağdaştırmaktır.Müzikte sesler değerini bir bakıma,ses aralıklarından alır:ses aralıkları ise seslerle kurulur.Ancak konuşmasını bilen susmanın saltanatını kurar.İyi konuşmak için de susmasını bilmek gerekir konuştuğumuz içindir ki susmak bir erdemdir,ve insan olsa olsa şimdisinin efendisidir” en sevilenlerden
"Uyuyor musun?" sorusuna "Uyuyorum" diyen biri nasıl uyumadığını kanıtlamış olursa, konuşan da salt konuşmasıyla yalnızlığının ötesine geçmiştir.
Bir insanın iki anadili birden olması, aynı insanın, aynı zamanda iki ayrı yerde birden varolması gibi geliyor bana.
...anadil, aslında her bakımdan beslendiğimiz, sonra da (bazı alanlarda az kimseye vergi ya bu, neyse) bir şeyler katmayı denediğimiz; içinde yaşadığımız çevrenin, kendi çevremizin dilidir. Anadil doğarken getirilmez, sonradan edinilir. Bir okul arkadaşım vardı. Çin'de doğmuş, anası da Çinliydi. O küçükken Türkiye'ye göçmüşler. Anası bir tek Türkçe sözcük bilmiyordu ama o Türkçe'nin içine doğmuştu. Anası bir ara Çince göstermeye başlamıştı ona. Birgün, hiç unutamam, yukarıdan aşağı sıra sıra çizgiciklerle bezenmiş bir kitabı attı elinden: "Ne aykırı dil şu Çince, zor geliyor bana, saçma yanları var; yabancı dile yeteneğim yok herhalde benim; bırakacağım şu Çinceyi" diye dert yandıydı bana. Bütün Türkler gibi Türkçeyle yoğruluyordu çünkü. Türkçeyle yöneliyordu yeryüzüne. Yaşama dili Türkçeydi. Kendi adı hangi ölçüde doğuştansa insan için, anadil de o denli doğal: Hem sonradan hem de her şeyin öncesi, başı, başlangıcı. Rasgele olmasına rasgele, ama ondan zorunlu neyimiz var? Alınyazısıdır bir insanın anadili.
Nermi Uygur
Sayfa 14 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dilin Gücü
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753637152
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Dilin Gücü, Nermi Uygur’un yazarlık gündeminin 'Baştan beri en başında yeralan dili dile getirmeye yönelik bir dil yapıtı.'Anadilin bağlayışı’ndan söz’e, dil ve çeviri’den anlamın çıkmazları’na, babil kulesi’nden arıtıcılar’a, dildeki felsefe’den susmak’a... 'Nermi Uygur’dan sıkı bir türkçe dersi.'

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • Betül
  • Haluk BİNGÖL
  • Esma
  • Deniz
  • Mustafa Öztürk
  • Batuhan ÇAVUŞ
  • Mesut
  • Kübra Akbulut
  • Okuyan Doktor
  • Burcu G.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.3 (1)
9
%0
8
%41.7 (5)
7
%16.7 (2)
6
%16.7 (2)
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%8.3 (1)