Yazarın " Yazarlık gündemimin baştan beri en başında yer alan dili dile getirmeye yönelik bir dil yapıtı." diye açıkladığı bu kitap 1962'de yayımlanmış. Yapı kredi yayınları tarafından basılan kitabın 4. basımını okudum ben. İçerisinde aşırı derecede basım hatası olmasına rağmen anlatılan konuların samimi havası kitabı keyifle okumamı sağladı. Diğer okurların aksine kitabı beğenme nedenim belki de kitabı yazıldığı döneme göre ele almış olmamdı. Yazar kitabı deneme olmasından dolayı kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi samimi bir üslupla yazmış ve bu yüzden de dönemin konuşma şeklini yazısına yansıtmıştı bence. Bir de yazarın Felsefe alanında uzmanlaşmış olması kitap içerisinde vermiş olduğu örneklerde kendini belli ediyordu bana kalırsa. Kendi dilini bulmaya çalışan bir felsefeci izlenimi yarattı bende.
Deneme okumayı seven insanlara bir felsefecinin gözünden dil ile ilgili izlenimlerini okumak eğlenceli gelebilir...
Şimdiden herkese iyi okumalar dilerim...
Kitabı okumakta oldukça güçlük çektim. İmlası ciddi derecede sorunlu. Ve bu dizgi/baskı hatalarından kaynaklanmıyor. Özellikle ayrı/birleşik yazılan kelimeler bakımından sayılamayacak kadar çok yanlışla dolu. Bazı bilimsel alanlarda, kelimelerin o alana özel kullanımı/anlamı dolayısıyla bu olabiliyor ancak bu kitaptakileri bununla açıklamak mümkün değil. Bunun dışında da çok sorun var. Kitabın ilk basımı 1962' de yapılmış. Okuduğum yeni basımında güncelleme yapılmamış, ilk yazıma sadık kalınmış diyemem çünkü o yıllarda basılmış kitaplar okudum, bu tarz bir yazım yok. Ayrıca anlatımı da sıkıntılı. Şöyle ki: Cümle kurguları bir tuhaf. Birbirini takip eden cümleler kopuk, bağlantısız ya da aynı ifadeyi tekrar ederken bir anlam zenginliği, genişlemesi veya öncesini özetleme yapmıyor. Kurgu genel olarak sorunlu. Kopuk kopuk, doğru düzgün, sıralı bir şeyler anlatamıyor. Sanki Türkçeyi sonradan öğrenmiş, ya da unutmuş birinin yazısı gibi. Dil üzerine yazılan bir kitabın bu kadar dil yanlışıyla dolu olması hiç hoş değil Başka kitaplarını da okuduğum Uygur belli ki dil konusunda bir şeyler söyleyebilecek bilgiden yoksun. Evet dilci değil, konuya felsefi açıdan bakıyor ama bununla da açıklanamaz gördüğüm sorunlar. Sanki müsveddeler düzeltilmeden basılmış havası da var. Ayrıca bu kitabı okumak bana ne bir şey öğretti ne de başka bir bakış açısı gösterdi. Sadece zaman kaybettim.
Dilin GücüNermi Uygur · Yapı Kredi Yayınları · 2021162 okunma
Dilin gücünü hiçbir şekilde hissettirmeyen dilin gücünden yoksun bir kitap.
İsmiyle muhteviyatı hiç münasip değil.
Ciddi anlamda imla hataları var.
Kitapları not alarak okumayı severim, imla hatalarını da hassaten not ederim ama hangi birini not edeceğimi şaşırdım.
İmla hatası çoksa bir kitapta, konu ne kadar güzel de olsa soğuk geliyor, ısınamıyorum bir türlü.
Felsefe sevmeyen biri olarak dile felsefi olarak yaklaşması da cabası.
Ezcümle : Sükûtu hayal
Dilin GücüNermi Uygur · Yapı Kredi Yayınları · 2021162 okunma
Dil üzerine yazılmış denemelerden oluşan bir kitap bu. Dili hem gündelik bağlamda hem çeviri bağlamında hem susmak bağlamında hem de daha fazlası çerçevesinde incelemiş Nermi Uygur. Parantez içindeki ufak tefek tepkileri samimi ve hoş bir hava katmış esere.
Dili sade ve anlaşılır, üstelik çok akıcı. Fazla duymadığımız ancak ikinci veya üçüncü okuyuşta alıştığımız bazı söylemleri de mevcut. "Her kez" mesela; ilk bakışta editörün gözünden mi kaçmış acaba diye düşündürten, sonrasında "her defasında" anlamında kullanıldığını fark ettiğim bir söylem. Okudukça diline alışıyorsunuz. Denemeleri de çok uzun değil zaten. Parça parça okunabilir ya da bir günde bitirilebilir.
Okuması gayet keyifliydi. Masa başında birer çay içerken Nermi Uygur'u dinliyormuşum gibi samimi bir havası vardı. Felsefe severlere kesinlikle tavsiye edilir.
Dilin GücüNermi Uygur · Yapı Kredi Yayınları · 2021162 okunma
“İnsana yakışan susma ile konuşmayı ustaca bağdaştırmaktır.Müzikte sesler değerini bir bakıma,ses aralıklarından alır:ses aralıkları ise seslerle kurulur.Ancak konuşmasını bilen susmanın saltanatını kurar.İyi konuşmak için de susmasını bilmek gerekir konuştuğumuz içindir ki susmak bir erdemdir,ve insan olsa olsa şimdisinin efendisidir” en sevilenlerden
Dilin GücüNermi Uygur · Yapı Kredi Yayınları · 2021162 okunma
Beklentim yüksekti ancak dil üzerine özgün düşünceler bulamadım. Dil üzerine uzmanlığı olan birinin dili bu kadar dağınık yazması şaşılacak sey. Kendimi zorlayarak bitirdim kitabı.
henüz bitiremedim (şaşırdık mı, asla) ama kitabın incelemelerine bir göz atayım dedim. sanırım okurlar kitabın "deneme" türünde olduğunu gözden kaçırmışlar, kitap sohbet havasında yazılmış, bir bilimsel inceleme kitabı değil. altmış sene önce yazılmış, dolayısıyla bizim bugün ayrı yazdığımız bazı bağlaçlar birleşik yazılmış, çünkü o zamanlar birleşik yazılıyordu. hayır yazarın dilbilgisi zayıf değil, tarzı bu. cümleleri kopuk, paragraf içi bütünlüğü zayıf çünkü a'dan b'ye geçişler net değil, bazen a'dan c'ye geçiyor. düşünce akışı dağınık, sanki dehb'li bir bireyin beyninin içini kağıda dökmüşsünüz gibi. belki de bu yüzden okuması bana kolay geliyordur. o zaman niye bitiremedin diye soracak olursanız da, bilmiyorum.
Dilin GücüNermi Uygur · Yapı Kredi Yayınları · 2021162 okunma
Pendik'te başladığı ilkokulu Büyükada İlkokulunda tamamladı. Galatasaray Lisesi'nin Latince Bölümü'nü 1944 yılında bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin Felsefe Bölümü'nden 1948 senesinde mezun oldu. Köln Üniversitesi'nden mezun olan Profesör Nermi Uygur, 1950 yılının Ocak ayında İstanbul Üniversitesi'nde asistan olarak göreve başladı. 1952'de Kültür Bilimlerinin Varlık Yapısı teziyle doktor oldu.1955 senesinde doçent oldu.1964 senesinde profesör oldu. Almanya, Fransa, Belçika'ya görevli olarak gönderilerek bisikletle dolaştığı bu ülkelerde fenomenoloji üzerine araştırmalar yaptı. Türkiye'ye dönüşte 'Husserl'de Başkasının Ben'i' teziyle doçent oldu.
'Filozof denemeci gibi çalışırsa başarıya ulaşır' düşüncesiyle edebiyata yöneldi. 1962'de 'Dilin Gücü'yle başlayıp dünyayı, felsefeyi, kültürü sorgulama serüvenini denemeler şeklinde kitaplaşırdı. 1960'lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı. 1966'da bursla Almanya, 1970'te Fransa ve İngiltere üniversitelerinde çalıştı. 1979 - 1981 arasında Almanya'da, Wuppertal Üniversitesi'ne konuk profesörlük yaptı.
Almanya'nın Wuppertal Üniversitesi'nde Mantık, Dil, Sanat, Kültür Felsefesi ağırlıklı dersler verdi.
1992 yılındaki emekliliğinin ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Felsefe tarihi dersleri vermeye başladı. 2002 yılında YÖK tarafından yeniden üniversiteyle ilişiği kesildi.
PEN (Dünya Yazarlar Birliği), Türk Dil Kurumu ve Türk Fizik Derneği'nin üyeliklerinde de bulunmuş olan Nermi Uygur, Dağcılık Kulübünün ilk üyelerinden olup, felsefede denemeci anlayışın öncüsü sayılmaktaydı.
Nermi Uygur'un, Türkçe dışında Almanca, İngilizce ve Fransızca yapıtları da bulunmaktadır