“Sen de kimsin?”
Ses bir şekle büründü. Hayaller ve gerçek. Çığlıklar ve fısıltılar. Mavi gözlü, beyaz saçlarına mavi tutamlar karışmış hayatımda gördüğüm en güzel şey karşımda şekillendi. Son çıkışlar ve yitip gittiğim çıkmaz sokaklar.
Genç bir adam bana gülümsedi.
“Yıkılmış krallığın direnen ruhu,” “Su krallığının ihanete uğrayan lordu.”
“Neden bana öyle bakıyorsun?” diye sordum gülümseyerek. Gözlerinde gökkuşağı vardı, kıvrılmış dudağının kenarına çiçekler açmış, dağlar hep birlikte senfoniye tutuşmuştu.
“Onca zaman sonra,” dedi “Hava ve Su yeniden beraberler.”