“Merak etme,” dedi Vale. “Eminim El sana bayılacak.”
“İmparatoriçe’ye El mi diyorsun?”
“Elantine söylemesi çok zor bir isim.”
“Bana Donatella diyorsun.”
“Onun ağızda bıraktığı tadı seviyorum.”
“Onu öpmemem gerekirdi,”
“Onu niye öptüğümü bile bilmiyorum. Yalan söylediğim için beni saraydan atıp atmamasını hiç de umursamıyordum. Sanırım seni kıskandırmak istedim.”
“İşe yaradı,”
“Dans pistinde onun seni öptüğünü gördüğüm ana dek hiç başka birinin yerinde olmak istememiştim,”
“Veliaht prensle ilgili tüm o hikayelere inanıyor filan değilim. İnsanlar konuşmaya ne de bayılır, bilirim.”
“Peki, insanlar neler diyor?”
“Son nişanlısını öldürdüğünü. Ama onun çok yakışıklı olduğunu da söylerler.”
“Diğer hizmetçilerin çoğu yine de onunla evlenirdik, diyorlar.”
Tella onların beyinsiz olduklarını söylemeyi ne de isterdi.
“En azından sana değer verdiğini biliyorsun.”
“Ama gerçekten değer veriyor mu acaba?”
“Birine gerçekten değer verdiğinde dürüst olman gerekmez mi, hem de bu o insanı kaybetmek pahasına olsa bile?”