Ama artık hiçbir gün benim için yeni bir gün olmayacak, bende bilinmez bir mutluluğun arzusunu uyandırmayacak, sadece, sonunda dayanacak gücüm kalmayana dek, ıstıraplarımı devam ettirecekti.
Çünkü ölüler sadece bizim içimizde var olduklarından, onlara indirdiğimiz darbeleri hatırlamakta inat ettiğimizde, hiç ara vermeden kendi kendimizi hırpalamış oluruz.
‘Sevgi bittikten sonra bile, sevmiş olmak tamamen anlamsız değildir, çünkü daima başkalarının anlayamadığı nedenlerle sevilir. Bu hislerin hatırasının sadece benliğimizde mevcut olduğunu hissederiz; onu görmek için, kendi içimize bakmamız gerekir’.