Hiç olmazsa bir kerecik "gözüm" diyerek sevsen beni, alnında bir yere koysan billur cismimi, bir sürü çerçeveler bulsak seninle, yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri, itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin; alelade ya da özel, kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek, baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte ve bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek, ne güzel olurdu. Yeter ki iste, sana feda olsun gözüm
Doğal kaynakların katledilmesinin, Batı hâkimiyetinin kaçınılmaz maliyetleri olan "ötekiler"in yaratılmasına dayalı sömürgeciliğin ve Oryantalizm'in yükselişiyle aynı zamana rastlaması bir tesadüf değildir. Batılı olmayan toplum ve kültürlere hasım bir öteki gözüyle bakan Avrupa medeniyeti, tabiatı ve varlık âlemini de kavga edilecek, kuşatılacak, fethedilecek ve sömürülecek bir nesne olarak görür.