Olympos’takilerin gazabına uğramış, ona en büyük ceza verilmişti: Kaderini bilmek. Meğer gelecek denilen o bulanık, o belirsiz perdenin bilinmeden kalması en büyük nimetmiş. Geçmişin net anılarını her gün içinde taşımak, geleceği fazla düşünmek ruhunu altüst ediyordu.
“Düşünceleri daima isabetli olan amcam bir gün beni sokakta durdurup sordu:
‘Zebaninin cehennemdeki ruhlara nasıl işlence ettiğini biliyor musun?’ ‘Hayır,’ dediğimde, ‘Onları bekletir,’ diye yanıtladı.”
Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanmaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları; tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak.