Yaşam nedir? Dünya gezegeni üzerindeki mekanlarda deneyimlediğimiz zaman dilimleri midir? Peki Dünya düzeni içindeyken insanlık olgusuna ve deneyimine dair yeterince derin düşünebiliyor muyuz? Üstelik hepimize bu eşsiz deneyim bir kez sunulmuşken. Bazen büyük resme biraz uzaktan bakmak anlamı derinleştirir.
İşte Samantha Harvey Samantha Harvey Yörüngede Yörüngede romanıyla Dünyada siyasi olarak pek de iyi geçinemeyen ülkelerden altı uzay insanını, kişi başı üç metreküp boş alanın olduğu ama yer çekiminin olmadığı bir kapsülde insanlık deneyimini sorgulatıyor.
Okuması çok da kolay değil bu kitabın. Gerek tarzı gerekse içinde barındırdığı bilimsel, astronomi, coğrafi, psikolojik, felsefi ve sanatsal terim ve göndermelerin yoğunluğuyla her okur için rahat bir kitap olmayabilir.
İnsanlık tarihinin Dünya gezegeninin kendi kronolojisi içinde ne kadar yeni ve önemsi denebilecek kadar kısa oluşunu ancak bir o kadar da katastrofik etkileri olduğunu yörüngedeyken daha net görüyoruz.
Dedim ya gerçekten biraz uzaklaşıp ( kitaptaki astronot ve kozmonotlar kadar olmasa da ) insanın bir biyolojik tür olmanın dışında Dünya gezegeninin kaderini nasıl değiştirdiğimizi ve bu değişimden olumsuz etkilenerek kendimize yeni yaşam alanları aramanın peşinde yine Dünyanın kaynaklarını sömürerek kaçış planları yapmamızın ardındaki basit itkiyi tüm çıplaklığıyla görebiliyoruz.
İnsanların ülkelere ve sınırlara duyduğu ihtiyaç içinde yaşadığımız gezegende anlamlıyken, yörüngede bu masmavi gezegenin bütün güzelliği içinde hiç bir yeri ve önemi kalmıyor. İşte içindeyken anlayamıyoruz ne kadar özel ve eşsiz bir deneyimi paylaştığımızı aslında.
Yörüngede insana, insanlık tarihine, insana dair tüm üretim ve tüketim kültürüne, felsefeye, siyasete, toplumsal cinsiyete, varoluşa ve hayatın gerçeklerine dair