İşte benim elimi kolumu bağlayan, beni öldüren bu. Çabamın hiçbir işe yaramaması, işe yaramaması değil, sonun daha kötü olması, beterin beteri olması, işte beni kahreden, bana uykuları haram ettiren bu. Ben kaş yapayım derken göz çıkardım. Hem de kocaman bir köyün gözünü. Benim yüzümden köylülerim zulüm gördüler, açlıktan şişerek öldüler, benim yüzümden...
Bir halk kahramanı olabilmek için zavallı, yaşlı bir küçük köy ağasını öldürmekten başka ne yapmıştı? Bu çocuğu bu hale getirmelerinin asıl sebebi neydi acaba? İnce Memed sözü geçince, kendi akrabaları, kanı ciğeri, köylüleri bile nasıl susmuşlardı?
Bir tatlı, büyülü, yumuşacık, sıcacık bir düş içinde yüzüyor, ağır, kokulu, ılık bir şeyler, sevgiye, şefkate, merhamete, dostluğa benzer bir şeyler damarlarında hızla dolaşıyor, kan çektiği acılardan temizleni yor, rahatlıyordu.