İki üç cümleyi yan yana yazınca yazar olunmuyor. Çevremde de maalesef gördüğüm kendini sözüm ona yazar sanan okumaktan, kitaptan bi haber, sosyal medya furyasıyla bu işlere kalkışanlar azımsanmayacak kadar çok maalesef. Hayatında kitap okumayıp kitap yazdığını sanan ve o yazdığını almadığın için sana kırılan insan gördüm. Herkes kitap basıyor ya da öyle yaptığını sanıyor. Benim gözümde kitap bambaşka bir derya deniz iken o sözüm ona yazarcıkların gözünde yanında oturana benim kitabım var diye hava attığını sanan bayağılaştırılmış nesne oluyor. Artık kimse ön çalışma bile yapmıyor adamlar reklam yapıyor getirin bizim üzerimizden kitabınız olsun diye. Bu iş bu kadar kolay olmamalıydı. Bu kadar kolaylaştıkça raflardaki kitapların da saatlerce bakılıp karıştırılacak değeri kalmadı. Kitaplarla haşır neşir olan insanların en büyük zevklerinden biri elllerinden alındı hatta gasp edildi. Böyle kendini yazar sanan işsizler ve ticari rant peşinde koşan insancıklar yüzünden korkarım yılların bilgi birikimini bize taşıyan kitaplarımız elimizden kayıp gidecek, bir köşede atıla çıkacaklar.
"23 Şubat 1944'ün sabahında Sovyet Ordusu Günü bayramı nedeniyle bütün erkekler savunmasız meydanlara doldurulup tam tehcizatlı Rus askerlerince kuşatılarak 'halk düşmanı' oldukları gerekçesiyle yük vagonlarına bindirilip sürgün edilmiş."
Bu nasıl insanlıktır insan idrak edemiyor. Sana sığınan üç beş çapulcuya kol kanat ger o dönsün seni sırtından vursun, genç dimağların tarihinden silmeye çalışsın. Gerçekten atalarımızın dediği gibi ayıdan post Rustan dost olmaz.
Sadece kendini değil karşındakinide mutlu etme sanatı. Hayatın bizi eski nesillere göre daha çok yıprattığı bu dönemde okunup hayata uyarlanması gereken kitaplardan biri.