“Kitaplardan bu kadar nefret edilmesinin ve korkulmasının sebebini şimdi anlıyor musun?” Onlar hayatın yüzündeki gözenekleri gösterir. Rahatına düşkün insanlar balmumundan aya benzeyen, gözeneksiz, tüysüz ifadesiz yüzler ister yalnızca.
Bu kitabın gözenekleri var. Özellikleri var. Bu kitap mikroskopla incelenebilir. Camın altında, sonsuz çoklukla akıp giden hayatı görürsün. Gözenekler ne kadar çok olursa bir sayfaya santimetrekare başına o kadar çok sayıda doğru kaydedilmiş hayat ayrıntısı sığdırabilirsin… o kadar ‘edebi’ olursun.
Çivi ve tahta olmadan ev inşa edemezsin. Bir evin inşa edilmesini istemiyorsan, çivilerle tahtaları sakla. Bir insanın siyasi açıdan mutsuz olmasını istemiyorsan, bir meseleyi iki farklı açıdan sunma ki kaygılara kapılmasın; tek bir açıdan sun. Daha iyisi, hiçbir açıdan sunma. Bırak savaş diye bir şey olduğunu unutsun.
Bir şeyin nasıl değil neden yapıldığını öğrenmek istiyordu. Bu utandırıcı olabilir. Birçok şey hakkında ‘Neden’ diye sorarsan ve bunu sürdürürsen, sonunda epey mutsuz olabilirsin.