Doğdun, geliştin, büyüdün, yaşadın, öldün. Pişmanlıkların, acıların, yalnızlığınla geçti kısa bir ömür.. Kitabı ve insanı özetleyen şu cümle, senin kendi hayatını sorgulamanı sağlar: “En gerilerde, hayatın başında parlak bir nokta var; sonrası gittikçe daha da hızlanarak kararmaya başlıyor. Ölüme olan uzaklığının karesi ile ters orantılı bir hız…” heyhat.. basit bir ev eşyası için, daha iyi bir iş; daha dolgun bir maaş için, eşin; çocukların için, el alem için yaşadığın bomboş bir hayat.. ölümün gelip seni bulduğunu anlayamadan göremedin ne kadar boş şeyler için çırpındığını.. Lev Tolstoy “ölüm” gerçeğini gözümüze gözümüze sokmuş. Dolu dolu ve güzel amaçlarla yaşayabilmemiz dileğiyle..
En gerilerde, hayatın başında parlak bir nokta var; sonrası gittikçe daha da hızlanarak kararmaya başlıyor. Ölüme olan uzaklığının karesi ile ters orantılı bir hız…
Yükseldiğimi sanırken bayır aşağı yuvarlanıyormuşum meğer. Evet, olan gerçekten de bu. Başkalarının gözünde yükselirken, hayat ayaklarımın altından akıp gidiyormuş. Artık her şey sona erdi. Yalnızca ölüm kaldı.