Sanki sarılacağımız hiçbir ip kalmamış. Sanki boyanacağımız hiçbir boya yok. Sanki daha yakın, en yakın olabilme imkanı için vücudumuzun alacağı hiçbir şekil, sanki almımızı koyacağımız bir alınlık temiz bir yeryüzü kalmamış.
Akıcı ve simgesel bir dili; etkileyici bir üslubu olan bu kitabın içerisinde 26 farklı öykü ve 26 dan çok daha fazla son vardı. Hiç bir öykünün sonu gelmemekte, yani her okuyucu her öyküde farklı bir son bulmakta. Bazıları öğüt niteliğinde bazıları çarpıcı bazıları biraz fazla kapalı, ama tüm öyküler okumaya değer. Öykülerin tümünde ayrı metaforlar kullanılmış, bu şekilde farklı çağrışımlarda bulunmuş yazar. Her öykü ayrı bi biçimde ‘üzerinde konuşulup, kendi içinde değerlendirilmeyi’ hak ediyor.