ş

ş
*in solis sis tibi turba locis. instagram.com/liliumsvoice
"kendini görmeyi hep sürdüreceksin. hiçbir şey yapamazsın, kendinden kaçamazsın, kendi bakışından kaçamazsın, hiçbir zaman bunu yapamayacaksın: hiçbir sarsıntının, hiçbir seslenmenin, hiçbir yanığın seni uyandıramayacağı kadar derin uyumayı başarsan bile, bu göz hep olacak, senin gözün, hiç kapanmayacak, hiç uyumayacak olan gözün."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"ne bir aşama sırası, ne bir tercih. dingin bir kayıtsızlık seninki: gri rengin üzerinde hiçbir boğucu his uyandırmadığı gri adam. duyarsız değil, yansız."
8/10
·262 syf.·
2022 1. kitabı
"herbirimiz her şey için ve herkese karşı sorumluyuz." incelememe tıpkı kitaptaki gibi bu alıntıyla başlamak istedim çünkü sadece bu cümle bile bu kitap için bir yorum niteliğinde. başkalarının kanı, genel olarak jean blomart ve arkadaşlarının varoluşsal sancılar içindeki başkaldırısını anlatıyor bizlere. jean'in, ölüm döşeğindeki sevgilisi helené'in başucunda acılar içindeki kıvranışı, ağıtlarıyla başlıyor kitap ve bizi yavaş yavaş geçmişe götürüyor. aşka, acıya, savaşa ve ölüme tanık oluyoruz. kendimizi suçluyoruz çoğu zaman ve gerçekten her şeye karşı herkes kadar sorumlu olduğumuzu idrak ediyoruz jean ile birlikte. kitabın öyle muazzam bir edebi dili var ki, yormadan ve hiç sıkmadan beni kendine çekti. ilk defa bir simone de beauvoir kitabı okudum ve çok sevdim. hoş bir yolculuktu benim için.
Başkalarının KanıSimone de Beauvoir · Payel Yayınevi · 1990379 okunma
"artık, tükenmez olanın içinde yaşıyorsun. her bir gün ses ve sessizliklerden, ışık ve karanlıklardan, yoğunluklardan, bekleyişlerden, ürpermelerden oluşuyor. olan tek şey, bir kez daha, sonsuza dek, her seferinde biraz daha fazla yitip gitmen, sonu olmadan başıboş dolaşman, uykuyu, bir tür vücut huzurunu bulman: vazgeçme, bıkkınlık, uyuşukluk, kendini koyveriş. kayıyor, sürükleniyor, gevşiyorsun: boşluğu aramak, ondan kaçmak, yürümek, durmak, oturmak, masaya oturmak, dirseğini dayamak, uzanmak."
"kayıtsızlığın ne başlangıcı vardır, ne de sonu; değişmez bir durumdur kayıtsızlık; bir ağırlık, hiçbir şeyin sarsamayacağı bir kıpırtısızlık, bir cansızlıktır."