Tema olarak Gece yarısı Kütüphanesine benzettim. Ki gece yarısı kütüphanesini okurken konusuna bayılmıştım. Kitaptaki tema benzemekle birlikte hikayenin ele alış biçimiyle farklılaşıyor. Birincisi kitabın ana karakterini çok sevdim.(Gece yarısı kütüphanesinde sevmemiştim)İkincisi Farklı hayatlardaki durumuna ve durumu yönetme biçimine ise bayıldım. Uzun zamandır elimde sürünmeden okuduğum tek kitaptı. Severek ve beğenerek okudum. Dip not. En çok Marcus ile olan hayatını beğendim
Bir gerçeklikten diğerine geçtiğim bunca günden sonra,aşk hakkındaki uzun zamandır taşıdığım bakış açımın belki de temelden hatalı olduğunu düşünmeye başlamıştım.Doğru kişiyi bulma fikri,cinler ve tek boynuzlu atlar kadar gerçek dışı bir hayal geliyordu. Belki de aşk,kader ve peri tozundan ziyade cesaret ve niyetle ilgiliydi? Belki de sevdiğiniz kişi için doğru olmak kadar basitti?