İnsanları, geçinmek için ganimete muhtaç edenlere lanetler olsun!... Ekip biçseler, güdüp kesseler elbette doyarlar, gül gibi de geçinirlerdi. Bu sahiplenme hırsı neydi? Toprağı, insanı, varlığı bunca sahiplenmek için savaş neydi? Toprak herkese yeterdi ama sahiplenmek isteyenler işi bozuyordu. Şu dünyada her millet, her insan bu yüzden hayatını savaşarak kazanmak zorunda kalıyordu.
Sevgi, sevdikleriyle beraber olmanın adıydı. Kendisine emanet bildiği insanları feda etmemek, onlarla birlikte er meydanına atılmaktı. İyi günde birlikte iken kötü günde geride olmak elbette sevgiyi zedeleyen bir davranış olurdu.
Bir şeyin haddi aşınca zıddına dönüştüğünü biliyordum...bütün sevinçler sonunda kedere, bütün kederler sonunda neşeye, bütün konuşmalar da sonunda sükûta varırdı. Tıpkı bunun gibi doğruluktan ve dürüstlükten güç alan, özünde doğruluk olan sevgi acaba haddi aşınca eğriliyor, sevene dürüstlükten taviz mi verdiriyordu?