Kitabı az önce bitirmenin verdiği büyük şok ve bu psikopatlardan kurtulmanın verdiği rahatlık ile ellerim kafamda 'O neydi öyle?' diyerek kitaba bakıyorum. Yani vay be! Vallahi evlerden ırak.. Kitaba büyük bir heyecanla başladım ve bu heyecan bir an bile sönmedi. Öncelikle o kadaaar akıcıydı kii. İlk başta (hatta sayfasını bile verebilirim: sayfa otuza kadar) bir türlü odaklanamadım, kitaba dahil olamadım. Sonra kulaklıklarımı takıp okumaya devam ettikçe sanki sayfalar canlanmaya başladı. Vallahi en son gece saat 2'de bıraktığımda yarısındaydım. Okurken hiiç zorlanmadım. Net, hızlı bir anlatım vardı. Her şey tıkır tıkır işledi. Sonra baktım olaya romantizm dahil oldu. Dedim; yenur. Adam ve Emily'nin ilişkileri hoşuma gitti. Sonra pek Sevgili Pammie dahil oldu. Arkadaşlar.. okuyanlara sorarım bu kitabı okuyup küfür etmeyen varr mıı??? Yemin ederim kalbim sıkıştı gerginlikten. Dedim 'Emily Allah için o sımsıcak ailenin yanına git, otur yerine, unut şunları yaa!' Ama yoook. Bizim Emily inat etti ve Pammie'de içindeki şeytanı çıkardı. Allah'ım Allah'ım.. Yemin ederim sinir hastası oldum. Ruhum sıkıştı gerginlikten yaa. Kıza her yüklendiklerinde benim ellerim titredi, hele bir sahnede resmen Emily ile birlikte benimde gururum kırıldı. O kadar diyorum. Sonra resmen böyle yokuş aşağı ellerim havada, bisikletin üstünde tam sürat gider gibi düşmeye başladım. Olaan olana. Amaan. Sonraa son bölümde bombayı patlattık ve bu psikopat karakterleri zihnimin bir köşesine neşeyle fırlatıp huzura erdim. Vallahi çok şükür ya. Şimdi; kitap benim için hep 9 puandı, çok iyiydi. Ama dedim sonda büyük bir şey olursa rahatlıkla 10'a çıkar. Ama çıkmadı. Çok kısa buna bir değineyim; ya aşırı hızlı oldu, bitti. Ne ara oldu bitti anlamadım. Zaten kitap baştan sona su gibi her şeyin açıklandığı son
Sevgili Bayan Fawcett, size sorarım neden he nedenn???
Yani bu kitap gerçekten almayı en çok istediğim, yurt dışındaki görsellerine ağzımın sularını akıta akıta baktığım, çıksın diye çığlık attığım, çocukluk hayalimdi ya çocukluk hahhdgags. Düşünsenize PERİLER ANSİKLOPEDİSİ! Pardon ama NE??? Sonraa bir baktım Nemesis çevirmiş, bir şok daha. Hemen aldım hemenn. Geçen gün kara kara mart ayının son kitabı olarak ne seçsem diye düşünürken dedim İpek hiç uzatma oku! Çünkü hayranlık duyduğum, bayılacağımı düşündüğüm kitapları okumaya kıyamama gibi saçma bir özelliğim var. Kitabı açtım ve şok oldum. Sıfır çizim, sıfır resim. Allah Allah. Acaba benim kitabımda mı bir hata diye düşündüm. Çünkü düşünsenize Peri Ansiklopedisi diye bir kitap çıkarıyorsunuz ve resim YOK! ŞAKA GİBİ! Neyse bugün çok neşeliyim, sinirimizi bozmayalım devam. Bu arada önemli bilgi arka kapağı, konuyu asla okumadım. Dedim sürpriz olsun. Başladım ve kendime hep şey diyorum 'Aaa, olacak olacak, belki ileride anlatır, ee anlat artık, ee periler nerede?, kardeşş hahaha' Meğerse kitap Emily Wilde'ın Ljosland adlı köyde akademisyen arkadaşı olan Wendell ile kısa bir araştırmasını, macerasını ve kaderin küçük sürprizlerini anlatıyor. Zaten kitapta olan her şeyde neredeyse arka kapakta yazıyor. Ya vallahi hiç böyle olacağını tahmin etmemiştim. Bu arada kurgudan ya da konudan değil, anlatım bana çooook yüzeysel geldi. Basitti ve Wendell hariç karakter derinliği sıfır olan bir kitaptı bence. Böyle evren büyülü olduğu halde anlatımı çok basit tutulmuş, anlatım konuya göre inceden uzatılmış ve ilgi çekici şeylerin üzerinde çok durulmamış gibi geldi. Sanki yazar hep yanlış şeylere odaklanmış. Mesela her peri kelimesinde heyecanlandım ama onlarla alakalı pek bir şey sunulmamış okuyucuya. Ehh okudum tabi, kötüydü,
Herkese selam, bu hafta fantastik ve polisiye kitaplardan oluşan bir alışveriş yaptım ve açıkçası bunların hepsini seri olmayan, tek kitaplar oluşturuyor. Şimdi, bu kitapta onlardan biri. Öncelikle kitabı sevdim. Uzun olmasına rağmen bence inanılmaz bir akıcılıktaydı. Bundan dolayı sayfaları hızlıca çevrildi diyebilirim. İkinci beğendiğim özelliği, şu zamana kadar hiç okumadığım bir konuya sahip olması. Daha önce hiç sihirbazların ve vampirlerin bulunduğu cemiyetler ve bu cemiyetlerin aralarındaki, aynı zamanda kendi içlerindeki olaylara da odaklanan bir kurgu duymamış ve okumamıştım. Bu yüzden de fantastik sever bir okur olarak beni fazlasıyla meraklandırdığını söyleyebilirim. Bunlar ve kitabın genel akışı sevdiğim özellikleri, bir de sevmediğim özellikleri mevcut. Şimdi, arkadaşlar ben yazarın anlatımını sevmedim. Kurgu güzel ve enteresan olmasına rağmen bir türlü içine giremedim, bundan dolayı da can alıcı sahnelerde heyecanlanamadım ve tepki gösteremedim. Karakterleri sevdim ama bir derinlik de hissedemedim. Bir güçten bahsediliyor ama yazarın anlatımından o gücü de tam olarak göremedim. Kısaca toplamam gerekirse; yazarın kurguyu canlandıracak büyüyü anlatıma işleyebildiğini düşünmüyorum. O yüzden kitabı, evreni, kurguyu sadece okumuş gibi hissediyorum, yaşamış gibi değil. Kitabı sevdim, keyifli bir okuma geçirdim ama o kadar, bayılmadım. Kitaba puanım: 7/10. Umarım siz benden daha çok begenirsiniz, çokk keyifli okumalar dilerim. Sizlere içten sevgilerim ve saygılarımla..