Herkese selam, A Good Girl's Guide to Murder serisinin ikinci kitabını da bitirmiş bulunmaktayım ve bundan dolayı da fazlasıyla mutluyum. Öncelikle, bu kitap bana ilaç gibi geldi bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü şu an okumakta olduğum diğer kitap beni yerlerde süründürüyor arkadaşlar. Oku oku bitmiyor ve inanılmaz canımı sıkıyor. Bende dedimki 'Rs'a girmeden bu işi çözmeliyim!' Bu yüzden çözümü ikinci bir kitap seçip, okumakta buldum. Sonra da bu aralar kitaplığımdaki polisiyeleri bitirme niyetinde olduğum için bu kitabı seçip okumaya başladım. Şöyle bir 20-30 sayfa sonra sesli bir 'OH! BE!!' demedim değil yani. Güvenli topraklara geri dönmüş gibi hissediyorum jsjdjsjdj. İkinci kitap, ilk kitapta da olduğu gibi (benim için) heyecanlı ve keyifli geçti. Kurgu sizi çok fazla doruklara çıkarmıyor, böyle enerjinizi de düşürmüyor. Tam olarak tadında bırakıyor. Hani bazen çok iyi kurgulanmış deli işi polisiyelere dalmak istemezsiniz ama yine de okumak ve bir şeyler çözümlemek, peşinde koşturmak istersiniz ya.. heh! İşte bu kitap öyle bir kitap. Akıcıydı, keyifliydi, heyecanlıydı (hele sonlarda nefessiz okudum!), ilişkiler çok güzeldi (Ravi, Pippa'nın babası ve kardeşi Josh için çok tatlı ve ince sahneler vardı eridim de eridim!), sayfalardaki grafik-resim-web site tasarımlarına vs. bayıldım, kurgu çok karışık ya da 'Fena iyii!!' kategorisinde değildi ama benim için başta da dediğim gibi tam olarak istediğim şeyi verdi. Bu şekilde üçüncü kitabı almayı düşünüyorum. Çünkü karakterleri, olayları ve yazarın bana verdiği o heyecanlı, keyifli rahatlık hissiyatını seviyorum. İlk kitabı beğendiyseniz ikinci kitabı da rahatlıkla beğeneceğinizi düşünüyorum. Herkese şimdiden tüm kalbimle boool keyifli okumalar dilerim. Sevgilerim ve saygılarımla..
Öyle tuhaf bir şey ki şu yaşadığım, yaşadığımız şey! Yüzlerce kez izlediğim ve ezbere bildiğimi sandığım kurguyu tekrar tekrar izlerken şaşırmak ve heyecanlanmak! Ya da 300 sayfanın içinde heyecanı, endişeyi, huzuru, korkuyu, sevinci ve aile gibi sıcacık dostluk bağlarını bulmak, onları hissetmek ve onlarla sevinmek.. çoook enteresan. Kitaplarını ilk defa okuduğum bu serinin ikinci kitabı da ilk kitabı kadar güzel ve heyecanlıydı. Sadece bu kitapta az ürpermedim değil. Şimdi tekrar aklıma karanlık ormanın içindeki tatlı mı tatlı dev örümcekler ve borulardaki pıtırcık basilisk geldi de.. Fazla destansı rüya gören birisi olarak umarım bu gece de bunlarla uğraşmam. Eğer kitabı okumadıysanız dostlarım kesinlikle(!) okumanızı tavsiye ederim. Bakalım sizler ikinci kitap hakkında ne düşünecek ve neler hissedeceksiniz! Çoook sevgilerimle, büyülü, sihirli ve keyifli okumalar!
☆☆☆