Varlığının ta derinliklerinde ruhunu keşfedip de onu kopararak kahir bir kabza içinde sıkan, ezen, öldüren fakat latif bir azap içinde öldüren o siyah gözlerin karşısında bir dakika daha bulunmak, ona, "Evet, biraz daha sık, biraz daha öldür, oh! Mest oluyorum, öldükçe hayat buluyorum!" demek isterdi.
Gökyüzünü izledim. Hem hafif maviliği hem de yıldızları görebiliyordum. Bir zamanlar yaz rüyalarımın mavi taç yapraklı göğü, fısıltılı bir yıldız dizesine doğru çiçek açıyordu sanki.Gökyüzünün bu mavisine bayılırdım. Bu berrak, tatlı ve sakın havanın genişliğinde bir özgürlük duygusu vardı. Gökyüzü hem yukarıdaydı hem de tenime dokunuyordu. Gökyüzüne ulaşmak istiyordum.
Uzun zamandır böyle bir roman okumamıştım. Keşke daha önce okusaydım...
2017 yılında Sezin'i takip etmeye başladım, paranormal olayları dinlemeyi, araştırmayı, metafizik olaylarını incelemeyi seviyordum. Daha sonra Sezin videolarıyla hayatıma yerleşti. Kendimi ona çok benzetiyordum.
İlk kitabından ziyade bu kitabını daha çok merak ettim. İlk başlarda tam Sezin'in yazacağı bir kitap dedim. Okurken bazı yerlerde eksikler olduğunu kurgunun bu kadar basit olamayacağını farkettim. Sezin'i tanımasam bu kadar şüphelenmezdim. Kitabın son bölümünü okurken şok içindeydim beklediğim sondan daha derin bir sondu. Ara vere vere okudum, bu kadar şok içinde kalacağımı hiç beklemiyordum. Beni bu kadar çok heyecanlandıran bir son uzun zamandır okumamıştım. Bütün taşlar yerine oturmuştu. Kitabı bitirince uzun süre duvara baktım. Uzun uzun kitabı düşündüm. Hâlâ da düşünüyorum, sanırım bir kaç ay unutamıycam...Yeni eserlerini okumayı dört gözle bekliyorum. İyi ki varsın Sezin, başarılarının devamını diliyorum. İpek ✧On Dün Önceki KızSezin Karameşe