İpek Dadakçı

İpek Dadakçı

, bir kitap okudu
9/10
·464 syf.··
4 günde okudu
·
2026 69. kitabı
Michal Ajvaz
9/10 · 8 okunma
Reklam
8/10
·576 syf.··
2026 67. kitabı
Henüz yeni doğmuş bir bebekken hem annesini hem babasını kaybettiğinden tüm köy ahalisi tarafından büyütülmüş bir çocuğun taşradan Pekin’e önce okumaya sonra da üniversite hocası olarak çalışmaya gitmesi ve hayatının seyrinin değişmesinin hikayesi ekseninde Mao dönemi Çin’inin toplumsal panoramasını büyük bir başarıyla çizerken insanın kökleriyle olan bağını da irdeleyen, etkileyici bir roman “Hayat Kitabı”. 1980’li yıllarda açılıyor roman. Kahramanımız Wu Zhipeng köyünden ayrılıp Pekin’de yeni bir hayata başlamaya çalışıyor ancak köyü buna pek izin vermiyor. Ardından geçmiş ile bugün arasında çok ustalıklı geçişlerle Zhipeng’in kâh geçmişine kâh hayatının ileri dönemlerine tanıklık ediyoruz. Yazar Li Peifu kendi hayatından hareketle kaleme aldığı romanda salt Zhipeng’in hikayesine odaklanmıyor; köydeki farklı karakterlerin hepsi birbirinden ilginç hayatlarıyla farklı farklı hikayeleri yine aynı ustalıkla bir araya getiriyor ve böylelikle genel toplumsal ve siyasi yapıyla ilgili çok daha detaylı ve bütünlüklü bir resim çiziyor. Arka planda Çin’in yaklaşık elli yıllık dönemini çizerken bir yandan da geçmişin insan üzerinde bıraktığı izler, kopamayan bağlar, siyasetin küçük insanların hayatının her noktasına nüfuz edip sıradan insanların gündelik hayatlarını nasıl doğrudan ve dolaylı yollardan etkilediği üzerine düşünmeye sevk ediyor metin. Yalın fakat derinlikli bir dili var yazarın. Küçük küçük hikayeler çok incelikli örülmüş ve ana hikayeye bağlanmış. Keza dediğim gibi zamanda geçişler de aynı incelikle yerleştirilmiş metne, ortasından dahil olduğunuz hayat film gibi geçip gidiyor okurken sanki. Karakter yaratmakta da aynı başarıyı göstermiş yazar. Beğeniyle okudum. Uzak Doğu edebiyatına, Çin’e meraklı okurlara öneririm. Yu Hua’nın “Yaşamak” kitabının daha
Hayat KitabıLi Peifu · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20262 okunma
9/10
·112 syf.··
2026 61. kitabı
“Uçup Giden Bir Kuş”, az sayfayla çok şey anlatan, üstelik bunu irdelediği meseleleri derinleştirerek ve son derece lezzetli bir dille yapan bir kısa roman. Metin, Tahran’ın fakir mahallelerinden birinin betimlemeleriyle başlıyor ve daha ilk cümleden yaratıcı ve zeki bir anlatıcının zihninde gezeceğinizi gösteriyor zira benzetmeleriyle ve anlatımıyla size oldukça aşina manzaraları çok etkileyici ve orijinal bir şekilde resmediyor. Bu başlangıçla aynı zamanda, aşina olduğunuz bir İran ya da Orta Doğu edebiyatı eseri okuyacağınız izlenimine de kapılıyorsunuz ancak öyle değil; ilerledikçe meseleler dallanıyor ve derinleşiyor, Feriba Vefi adeta çevirdiğiniz her sayfada bir kadının ruhunun dehlizlerinde daha da aşağıya indiriyor sizi ve giderek en ücra, en gizli köşelerine götürüyor. Otuzlu yaşlarında, evli ve iki çocuk annesi anlatıcımızın zihninden geçenleri okuyoruz bu kısa metinde. Öncelikle yoksul bir semtte, dört duvar arasına sıkışıp kalmış, evin ve çocuklarının bakımının tüm yükümlülüklerini omuzlarında taşıyan bir kadın bu. Fakat öyle gerçekçi ve çok boyutlu bir kadın çiziyor ki Vefi, sıradan, hepimize aşina hatta bir yönüyle hepimiz gibi ve fakat gücünü bu gerçekliğinden alan bir karakteri dinliyoruz kitap boyunca. Salt bir eş ya da anne değil; bir kız çocuk, bir kız kardeş ve tabii ki bir kadın hepsinden önce. Geleceğin belirsiz ve karanlık olduğu bir ülkede hayal kurmasına dahi izin verilmediğinden gündelik hayatın yükümlülüklerine zincirlenmiş ve kocasının hayallerinin getirdiklerine boyun eğmek zorunda, toplum tarafından dayatılan rollere ve güzellik algısına mahkum, evlat, anne, eş olarak yüklenmek zorunda kaldıkları nedeniyle kendine ait bir mevcudiyeti, kimliği olmasına izin verilmeyen bir kadının zihnini açıyor okura Vefi. Bahsettiği tespitler çok
Uçup Giden Bir KuşFeriba Vefi · Sel Yayıncılık · 2026229 okunma