İpek Dadakçı

İpek Dadakçı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·248 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 17:14
·
2025 123. kitabı
Thomas Bernhard
8.4/10 · 183 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·160 syf.··
2025 117. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 16:28
“Saraybosna Radyosu”, 1981’de Saraybosna’da doğan Tijan Sila’nın otobiyografik romanı. Bosna Savaşı başladığında henüz on yaşında bir çocuk Sila. Kitapta da bir çocuğun gözünden ansızın başlayan savaşı ve savaşla beraber değişenleri anlatıyor. Şehrin merkezinde, küçük bir apartman dairesinde kendi hallerinde yaşayan bir aileyken havan topu saldırıları başlıyor ve tabii ki hiçbir şey artık eskisi gibi olmuyor. Srebrenitsa Katliamı üzerine çok fazla kurgu dışı metin okudum, Bosna’yı, soykırım müzelerini gezdim, ki unutamadığım görüntülerin büyük kısmı buraya ait. Şehrin her yerinde, düşen havan toplarından ölen insanların kanını temsil eden Saraybosna gülleriyle, soykırımın izleriyle, Sebald’i anımsatan şekilde gezerken ürperdiğiniz, kanınızın çekildiği yerlerden biri Saraybosna. Kişisel tanıklıkları okumak da ayrıca önemli ve kıymetli bence ve “Saraybosna Radyosu” da bunların iyi bir örneği. Kitabın sonunda Tijan Sila yaşadıklarını uzun uzun ne kadarını, nasıl anlatacağına dair düşündüğünden bahsediyor, ki bence bunları çok iyi ayarlamış sonunda. Savaşın gündelik hayata nasıl sızdığını görüyorsunuz. Havan topu saldırılarını televizyondan izlemek ya da ölü sayısını okumak başka, bir çocuğun gözünden banyoda yaşamayı, oyun oynayamamayı, okula gidememeyi okumak bambaşka. Bir de savaşın verdiği tahribatın sadece ölü ve yaralı sayısı olmadığını görüyorsunuz bir kez daha: çocukluğunu, masumiyeti kaybetmiş, okula gideceği yerde tutkal koklayan bir nesil, yaşayanlarda ömür boyu kalan travmalar ve bunların nasıl yaşandığını çok güzel anlatan tanıklıklardan biri Sila’nınki. Çok samimi, çok gerçek anlatılanlar ve beni çok etkiledi. Günlük rutinlerde bazen 90’larda çocuk olmanın benzer yönlerini yakalayıp sonra kimilerinin o çocukluğu bambaşka yaşadığını görmek çok etkileyici.
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025767 okunma
9/10
·408 syf.··
2025 122. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 12:04
1917’den 1965’e Kore’yi anlatan, çok güzel bir ilk roman “Küçük Ülkenin Kaplanları”. Yirminci yüzyılın ilk yarısı, dünyanın pek çok ülkesi gibi Kore için de oldukça sancılı ve hatta kanlı bir dönem. Juhea Kim, aslında dünyaları bambaşka karakterleriyle ağ gibi bir kurgu örerek, tüm bu dönemleri arka planda film şeridi gibi okurun önüne seriyor. Kore’nin Japon sömürgesi olduğu dönem, İkinci Dünya Savaşı yılları, ardından Kore Savaşı ve sonrasını hikayeye çok güzel yedirmiş Kim. Bu arada film şeridi demişken, oldukça sinematografik bir roman, beyaz perdeye uyarlansa tadından yenmez bence. Roman, yüzyılın başlarında, Kore Japonya tarafından ilhak edildikten yedi yıl sonra, ülkenin karlarla kaplı ormanlarından birinde Koreli bir avcıyla Japon askerlerin yolunun kesişmesiyle açılıyor, yokluk çeken köylülerden birinin kızını bir kurtizanın evine satmasıyla devam ediyor. Kurgu ilerledikçe Kore’nin kırsallarından Seul’e uzanıyoruz ve hikayeye kentin sokak çeteleri, çekçek sürücüleri, tüccarları ve sanatçıları, kısacası bambaşka sosyal sınıflardan insan dahil oluyor. Okuduğum süre boyunca her biri ayrı ayrı zihnime kazınan karakterlerin hikayelerini merakla takip ederken daha önce siyasi tarihiyle ilgili bu kadar uzun bir dönemi işleyen bir kurgu okumadığım Kore üzerine üstelik böylesine sürükleyici bir roman okumaktan çok keyif aldım. Romanın sonunu ayrıca başarılı buldum. Juhea Kim, her devrin çarklarında öğütülenleri ve o çarklara su taşıyanları işlediği gibi devir değişince işlerin nasıl değiştiğini de atlamamış. Ben çok sevdim. Özellikle farklı coğrafyalardan dönem romanları, siyasi tarihle ilgili kurgular okumaktan hoşlananlara kesinlikle tavsiye ederim.
Küçük Ülkenin KaplanlarıJuhea Kim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202569 okunma