İpek

İpek
@ipekyalcin
Bellek, belirli bir an belli bir yerde takılıp kalır. Bir sabah ya da gece yarısı kar kokan bir öğleüstü, bir yaz akşamı; bir sokak ya da oda kapısında, bir lokanta masasında güneşi emmekten yorulmuş bir dal ucunda takılır kalır. Çok sonraları o yerin ve o anın fotoğraf durağanlığı ile belleğinize işlenmiş olduğunu görür ve orada, o anda bir daha hiçbir zaman o eski siz olmamacasına derin, köklü ama adını koyamayacağınız bir değişim olduğunuzun ayrımına varırsınız.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaşadıklarımız, yaşamakta olduklarımız ve yaşamayı düşlediklerimizle bir bütünüz.
Geçmiş, orada bir yerlerde duruyor. Geride kalıyor ama yok olmuyor. Hayat da zaman gibi geniş ve görece çünkü. Adlar, tarihler, olaylar hatta ölümler bir hayatı tanımlamaya yetmiyor. Işıklar, renkler, sesler, sıcak ya da soğuk gülüşler, gözyaşları, pişmanlıklar, sayısız ayrıntı belirliyor hatırlamanın derinliğini.
Bir kadının yanan bir evde kalmasına yol açtıklarına göre, kitaplarda bir şeyler olmalı... hayal edemeyeceğimiz bir şeyler; orada bir şeyler olmalı. İnsan bir hiç uğruna kalmaz.
Zaman ağır aksak geçiyor. Bomboş ve anlamsız. Gene o yabanıllık duygusu yapışıyor yakama. O baş edilmez umutsuzluk ve kaçış isteği. İçimden kuşlar göçüyor.