hani olur ya; fark etmeden alıştığımız, alıştığımızı da hiç bilmediğimiz sıradan bir tiryakiliğin törenlerinden ayrı kaldığımızda, hayatın eskisi gibi olmadığını hissetmenin hüznü sarar içimizi.
bu dünyanın sıra sıra görüntüler, bir dizi yanlış yorumlanmış işaretler ve körükörüne benimsenmiş birtakım alışkanlıklardan oluştuğunu, asıl dünyanın ve hayatın bunların içinde ya da dışında, ama yakınlarda bir yerde olduğunu acıyla biliyordum.