merve

1658’de bir seyahatname yayınlayan, 17. yüzyılın ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi, Edirne’nin önemi hakkında şunları söylüyordu: “Osmanlı İmparatorluğu’nda, Avrupa illerinde en büyük şehirler sırasıyla şunlardır: İstanbul, Edirne, Sofya, Belgrat, Budin (şimdiki Budapeşte), Saraybosna (şimdiki Sarajevo) ve Selanik… Philip du Fresne - Canay (1573): “Edirne Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci şehridir; büyük ve ticari bir merkezdir. İçinde Türkler, Yahudiler ve Rumlar yaşar.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çoğunlukla hayatın gerçek trajedileri sanatsallıktan öyle uzak bir tarzda gerçekleşir ki, kaba şiddetleriyle, mutlak tutarsızlıklarıyla, manasızlıklarının absürtlüğüyle, üsluptan zerrece nasiplerini almamış olmalarıyla bizi incitirler. Bayağılık bizi nasıl etkilerse aynen öyle etkilerler. Bizde yalnızca kaba kuvvet izlenimi uyandırırlar ve biz de buna başkaldırırız. Ama bazen de hayatımız güzelliğin sanatsal öğelerine sahip olan bir trajediyle kesişir. Eğer bu güzellik öğeleri gerçekse, bu hadise bizim dramatik etki hissimize hitap eder. Birdenbire artık bu oyunda oyuncu değil, seyirci olduğumuzu fark ederiz. Daha doğrusu hem oyuncu hem seyirciyizdir. Kendimizi seyrederiz ve manzaranın mucizeviliği karşısında büyüleniriz.
Artık sevmediğimiz insanların duygularında her zaman gülünç bir şeyler buluruz.
Biri çıkıp dese ki, Seni zamansız bir sona götürebilecek bir yaşam yolunu izlemekten utanmıyor musun, Sokrates? Ona haklı olarak şu güzel yanıtı verirdim: Bunda yanılıyorsun dostum, içinde dürüstlük kıvılcımı olan bir insanın ölme ya da yaşama şansını hesaplamakla uğraşmaması gerekir.