Şöyle ki bir adam Bâbil halkı arasında isyan etmişti. Sonra cayıp pişman oldu..
(O dönemde Bâbil bölgesinde islam devletine karşı bir ayaklanma isyan çıkmış ve bu adam da o isyana katılmış)
“Rum diyârına gidip nöbet tutacağım” dedi.
(Adam, Müslümanların iç savaşına ve fitnesine karışarak işlediği bu günahı telafi etmek, kendini affettirmek istemişti)
Onu bundan sakındırır mısın? Ya Hasan-ı Basrî? “Hayır” dedi.
(Geçmişte isyana katıldığı için onu sınır boyuna gitmekten, bu hayırlı işi yapmaktan alı mı koyalım? Ona engel mi olalım?)
O esnâda Ömer babası adına yemin ediyordu. Bunun üzerine Rasulullah onlara şöyle seslendi: “İyi dinleyin! Allah azze ve celle size babalarınız adına yemin etmenizi yasakladı.” Şu hâlde kim yemin edecekse Allah adına yemin etsin ya da sussun.
Ömer ile birlikteydim. O başka halkadaki bir adamı “Babama yemin olsun ki hayır!” derken işitti. Bunun üzerine İbn Ömer ona taş attı ve şöyle dedi: “Bu Ömer’in yemini idi. Nebî onu bundan sakındırdı ve ‘Bu şirktir’ buyurdu.” (Yemin yalnızca Allah adına yapıldığında geçerli olur).