gecenin bir yarısı uyanıyor, yeniden uykuya dalamıyordum, sanki yapmam gereken ama ne oldugunu hatırlamadığım bir şeyi bekler gibi gergin ve sinirliydim. Uyuduğum zaman sıkıntılı rüyalar görüyordum, belirsiz rüyalar, kaygılı dalışlar; bir yerlerde çok hızlı koşmam gerekiyormuş, acil bir durum varmış ama birden her şey yavaşlıyor çünkü ben uykuya dalıyorum, durumun aciliyetinin farkındayım ama uykuya dalmaktan başka bir şey gelmiyor elimden.
ben bu oyunlara son vermek için, onlara anlatmak için ne yaparsam yapayım anlamazlardı, sanki normal, çok doğal bir sahneyi yarıda kesmişim gibi, sanki bunda hiçbir kötülük yokmuş gibi -Diana da aralarında- bana şaşkın şaşkın bakarlardı ve sözümü dinleyerek oyunu değiştirseler bile, o sahne hep orada beklerdi; üstü örtülü ama en ufak bir fırsatta yeniden ortaya çıkmaya hazır.