“ Bunalım dönemlerinde kendini Emre’ye öylesine yakın hissediyordu ki onun kollarında olmaktan, yumuşak beyaz tenine değmekten, kokusunu içine çekerek saatlerce sarılıp yatmaktan başka bir tedavi yolu yok gibi geliyordu. Dibe battığı günlerde ya da anlarda Emre onu anlar, okuldan gelirken ıslanmış, üşümüş, parasını kaybetmiş, düşerek dizlerini kanatmış küçük bir kız çocuğunu avutur gibi onu ucu bucağı olmayan bir şevketle sarıp sarmalardı. Hiçbir şey söylemez, sormaz, sadece onu göğsüne yatırıp sıcaklığına sokulmasına, iyileşmeyi başka bir insanın ruhuna ve bedenine sokulmakta bulmasına saygı gösterirdi.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!