irem

Her yer dipsiz bir mezardır, her an düşüşün başdönmesidir. Bu uçsuz bucaksız çöküntü içinde, kazazedeliğin bıkkınlığı içinde neden hâlâ tutunuyorsun? Nerede bir amaç bulacaksın teselli olmazlığına?
Sayfa 95·Kitabı okuyor
Felsefe
Reklam
Ölümün gizemi bize kendini ağlama ihtiyacımızla açık eder; gözyaşları kelimelerin içinden geçer, gizem geçmez.
Sayfa 87·Kitabı okuyor
Felsefe
Güneşin küstah her bir günü benim gece uykusuzlukları için yaratılmış olduğumu tasdikler. Beni başkalarından ayıran uykusuzluk toplamı uğursuz bir ilave oluşturur.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Felsefe
Hayatın balta girmemiş ormanlarına saplanıp kalışımın yanında esamesi okunmaz Macbeth'in suça saplanmasının. Nasıl döneceğim geriye? İlerideki her şey bayağı olan ve olmuş olan senin iktidarından kaçarken ne yapılabilir başka?
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Felsefe
Anlık ürpertilere bir nesne ya da açıklama ekleme marazi ihtiyacı kalbin temel hallerini deforme eder. Ölüm rasyonel bir tuhaflıkla iç sıkıntısının tözüne dahil olur. Maruz kalınan kasırgaları ebedi zorunluluklarla neden haklı göstermeli? Doğada ani yıldırım çarpmalarına rastlamıyor olsak da ruhun karanlığı bunlarla doludur. Ruhun hayatı hazırlıksız yakalanmış bir gecedir.
Sayfa 79·Kitabı okuyor
Felsefe
Reklam