birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. o yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? “anlatsam mı, anlatmasam mı?” kararsızlığımız. “bu sevgi beni acıtır mı?” kuşkularımız.
kadının duygularını irdelemeye başladı; öylesine derine indi ki, ilgi ararken aşk buldu.çünkü kendini sevdirmeye çalışırken sonunda kendisi ona aşık oldu.
“Birden derdimin ne olduğunu anladım.Hiç deneyimim yoktu.Başımdan hiç aşk macerası geçmemişken,hiç çocuk doğurmamışken,ölen birini bile görmemişken nasıl yazabilirdim yaşam hakkında? “