İrem Bağcı

Gölge
Gönüllü dilenci henüz uzaklaşmış ve Zerdüşt yeniden yalnız kalmıştı ki, arkasından yeni bir sesin geldiğini duydu: “Dur! Zerdüşt! Beklesene! Benim, ey Zerdüşt, ben, senin gölgen!” Ancak Zerdüşt beklemedi; ansızın bir sıkıntı çökmüştü içine dağındaki bu kalabalık ve izdiham yüzünden. “Nereye gitti benim yalnızlığım?” diye konuştu. “Sahiden fazla gelmeye başladı bana; bu dağ insan kaynıyor, benim ülkem artık bu dünya değil, yeni dağlar gerek bana. Gölgem mi çağırıyor beni? Ne önemi var ki gölgemin? Koştursun arkamdan! Ben – koşup kaçarım ondan.” Böyle söyledi Zerdüşt yüreğine ve kaçmaya başladı. Ama arkasındaki onu takip etti: böylece çok geçmeden üçü art arda koşmaya başladılar, en önde gönüllü dilenci, arkasında Zerdüşt ve en arkada da Zerdüşt’ün gölgesi. Uzun sürmedi böyle koşmaları, çünkü Zerdüşt budalalık ettiğini anladı ve bir silkinişte tüm sıkıntısını ve bıkkınlığını attı üzerinden. “Ne oluyor?” diye konuştu, “En gülünç şeyler oldum olası biz münzevilerin ve ermişlerin başına gelmemiş midir? Sahiden, budalalığım pek serpildi dağlarda! Şimdi altı tane deli ayağın art arda takırdadığını duyuyorum! Zerdüşt’ün bir gölgeden korkmaya hakkı var mı? Bana öyle geliyor ki, onun bacakları daha da uzun sanki!” Böyle söyledi Zerdüşt, gözleri ve içi gülüyordu, olduğu yerde durdu ve çabucak arkasını döndü ama ne görsün, peşindeki gölgesini neredeyse yere devirecekti: o kadar yakından takip ediyordu gölgesi onu ve o kadar da zayıftı. Ansızın bir hortlak görmüş gibi irkildi gölgesini bakışlarıyla inceleyince: öyle ince, kara kuru, içi boş ve cansız görünüyordu takipçi. “Kimsin sen?” diye sordu Zerdüşt öfkeyle, “Ne arıyorsun burada? Neden benim gölgem oluyormuş senin adın? Hoşlanmıyorum senden.” “Bağışla beni,” diye yanıtladı gölge, “ben olduğum için; ve senin hoşuna gitmiyorsam,
Sayfa 226·Kitabı okudu
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
İrem Bağcı
Ama işin sırrı az ve öz olmasında yatar :D
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gölge
Gönüllü dilenci henüz uzaklaşmış ve Zerdüşt yeniden yalnız kalmıştı ki, arkasından yeni bir sesin geldiğini duydu: “Dur! Zerdüşt! Beklesene! Benim, ey Zerdüşt, ben, senin gölgen!” Ancak Zerdüşt beklemedi; ansızın bir sıkıntı çökmüştü içine dağındaki bu kalabalık ve izdiham yüzünden. “Nereye gitti benim yalnızlığım?” diye konuştu. “Sahiden fazla gelmeye başladı bana; bu dağ insan kaynıyor, benim ülkem artık bu dünya değil, yeni dağlar gerek bana. Gölgem mi çağırıyor beni? Ne önemi var ki gölgemin? Koştursun arkamdan! Ben – koşup kaçarım ondan.” Böyle söyledi Zerdüşt yüreğine ve kaçmaya başladı. Ama arkasındaki onu takip etti: böylece çok geçmeden üçü art arda koşmaya başladılar, en önde gönüllü dilenci, arkasında Zerdüşt ve en arkada da Zerdüşt’ün gölgesi. Uzun sürmedi böyle koşmaları, çünkü Zerdüşt budalalık ettiğini anladı ve bir silkinişte tüm sıkıntısını ve bıkkınlığını attı üzerinden. “Ne oluyor?” diye konuştu, “En gülünç şeyler oldum olası biz münzevilerin ve ermişlerin başına gelmemiş midir? Sahiden, budalalığım pek serpildi dağlarda! Şimdi altı tane deli ayağın art arda takırdadığını duyuyorum! Zerdüşt’ün bir gölgeden korkmaya hakkı var mı? Bana öyle geliyor ki, onun bacakları daha da uzun sanki!” Böyle söyledi Zerdüşt, gözleri ve içi gülüyordu, olduğu yerde durdu ve çabucak arkasını döndü ama ne görsün, peşindeki gölgesini neredeyse yere devirecekti: o kadar yakından takip ediyordu gölgesi onu ve o kadar da zayıftı. Ansızın bir hortlak görmüş gibi irkildi gölgesini bakışlarıyla inceleyince: öyle ince, kara kuru, içi boş ve cansız görünüyordu takipçi. “Kimsin sen?” diye sordu Zerdüşt öfkeyle, “Ne arıyorsun burada? Neden benim gölgem oluyormuş senin adın? Hoşlanmıyorum senden.” “Bağışla beni,” diye yanıtladı gölge, “ben olduğum için; ve senin hoşuna gitmiyorsam,
Sayfa 226·Kitabı okudu
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
İrem Bağcı
tam ben diyecektim :D