Özlem kimseye anlatamayacağım bir genişlik ve biçimdeydi, onu neredeyse bir hırka gibi giymiştim üstüme, hücrelerime dek hissettiğim tek başınalık duygusu her neyle uğraşırsam uğraşayım bir yerden kafasını uzatıp kendisini habire hatırlatıyordu bana.
Bir gün yaşlanıp hafızamı yitirecek olsam bile asla unutamayacağım şeylerden biri de bu olacak sanırım. Annemle köyde, yer yatağında yan yana uyuduğumuz o yaz geceleri. Uzakta havlayan köpekler, gece boyu eşini arayan cırcır böcekleri, kirece boyalı duvarın pütürlü yüzeyi, annemin beyaz yastığa dağılmış, sadece geceleri açtığı uzun, upuzun saçları. Bazı şeyleri unutmak pek mümkün değil.