....O asla kedi yavrusu şeklindeki tek parmaklı bir eldiven
takmaz ya da bebe yakalı bir elbise giymezdi. Elbisenden hoşlanmazsa asla, elbisene bayıldım, demezdi.
Seni asla umursamıyorsa,
nasılsın, diye sormazdı.
Asla parfüm gibi kokan bir lavantalı çörek yemez ya da çörek gibi kokmasını sağlayan bir
parfüm sıkmazdı.
Kozmetik amaçla dudak nemlendiricisi sürmezdi. Dudakları gerçekten ciddi bir biçimde çatlamadan asla sürmezdi.
Dudakları o durumda olsa bile parlak mavi kırmızı renkli adı
“Bayan Tehlike” olan rujunu sürerdi, ancak ben bir keresinde aynı ruju sürmeye kalktığımda bana deliymişim gibi bakmıştı. Parfümü yağmur gibi kokuyordu..