Thomas Bouchardin, 1980'li yıllarda ikizler üzerinde yaptığı çalışmalarda, dindarlık eğiliminin genlerimize işlediğini, ancak kültürel olarak etkilenmenin farklı dini yapılar oluşturduğunu savunmuştur.
Sezgisel güçler otomatik işlem yapma dışında eşik altı algılama ve bilinç dışı bellek fonksiyonlarını da içinde barındırmaktadır. Mesela kadınların yalanı fark etme, başkasının duygusunu hızlı şekilde okuma gibi konularda erkeklerden daha önde olduğu bilinmektedir. Önsezi ile karar vermek, otomatik düşüncelerle biriken bilginin sonucudur.
Geleneksel dindarlık dar görüşlü, ruhsal fakirliğin olduğu bir inanışı yaymaya çalışıyorsa, kuru bir teze ya da tezlere dayanan bu dini öğretileri çürütmek ve yanlışlamak bilimin görevidir.