Onlar çalar, o sırada kendilerinden de bir şey çalınır , herkes birbirinin huzurunu kaçırır, hepsi karşılıklı zavallı durumuna düşer : yaşamları kazançtan, hazdan ve ruhsal gelişimden yoksundur. Kimse ölümü hesaba katmaz, kimse kendini uzak umutlar beklemekten alıkoymaz; nitekim bazıları yaşamlarından sonraki şeyleri bile, örneğin devasa mezarlıklarını , kamu işlerinin adlarına ithaf edilmesini, yakılacağı odun yığınındaki sunuları ve gösterişli cenaze törenlerini tasarlar,ancak bu kişilerin cenaze töreni kısacık bir ömür sürmüşler gibi, meşaleler ve mumlar eşliğinde yapılmalı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Adlarıyla anılan bir yılları olsun diye tüm yıllarını harcarlar. Hayat bazılarını, hırslarının doruğuna varamadan, ilk mücadelerinin ortasında terk etmiştir.
Yaşamın süresince ordan oraya savrulmaktansa daha huzurlu bir limana çekil. Düşün, ne çok dalgayla boğuştun, özel yaşamında ne çok fırtınaya göğüs gerdin, yine kamusal yaşamda kendine ne çok sorumluluk yükledin.
Mutluluğu korumak için başka bir mutluluğa ihtiyaç vardır. Şansla gelen hiçbir şey kalıcı değildir ne kadar yükseğe çıkılırsa düşme olasılığı da o kadar artar. İleride bitecek olan şeyler kimseyi mutlu etmez dolayısıyla kazanmak için çok çalıştıkları şeyleri korumak uğruna daha da çok çalışmak zorunda olan insanların yaşamının sadece en kısa değil en sefil yaşam olması kaçınılmazdır. İstediklerini zahmetle kazanır kazandıklarını da kaygıyla ellerinde tutarlar. Bu arada asla kaybettikleri zamanı geri alma fırsatları olmaz. Meşgul oldukları eski işlerinin yerini yenileri alır umut umudu hırs da hırsı uyandırır. Sefaletlerine son verme değil sadece yöneldikleri şeyi değiştirme arayışındadır.