Aimee Carter’ın üç kitaplık serisinin ikinci kitabı Vezir. İlk kitabı okurken Kitty’den pek hoşlanmamıştım, beni kızdıran başına buyruk hareketleri vardı o sebeple ikinci kitabı elime çok sonra alabildim. Serinin hikayesi ilgi çekici olsa da esas karakterle bağ kuramadığımda okuması benim için biraz zor oluyor. Bir seriye başladığımda yarım bırakamıyorum o sebeple de ilk kitabı daha fazla unutmadan Vezir’i okumak istedim.
İkinci kitap bayağı hareketli ilerliyor. Özellikle kitabın son 100 sayfasında heyecan doruktaydı, nasıl okuduğumu anlamadım. Tabiki ilk kitapta olduğu gibi bu kitapta da Kitty’nin davranışlarına asla anlam veremedim, tam olarak ne yapmak istediğini, neyi amaçladığını çözemedim. Knox ise açık arayla serideki favori karakterim diyebilirim.
İncelemem bu noktadan sonra spoiler içerecektir!!
Özellikle Kitty’nin Knox’a asla güvenmemesi, ısrarla kendi başına bir şeyler yapmaya çalışması ve herkesin başını belaya sokması gerçekten sinirlerimi bozdu. Kitty’i o kadar iyi tanıdım ki artık ona “Sakın yapma.” denilen bir şeyi sonraki sayfada mutlaka yapacağını ön görebiliyorum. Bir karakter gözü kara olabilir, lider olmak isteyebilir ancak sonuçlarını hiç düşünmeden hareket etmesi Kitty’i benim gözümde maalesef bir lider yapamadı. Dosyaları çalıp başını belaya sokması, Noelle’e karaceketlilerden bahsetmesi, Knox ben halledeceğim demesine rağmen ısrarla şifreleri kendi başına çalmaya çalışması beni çıldırtan sadece birkaç olay. Benjy ise olmasa da olur bir karakter benim için. Seride onu çok önemli bir noktada göremedim. Belki son kitapta biraz daha farklı olur.
Ara vermeden son kitabı da okuyup seriyi tamamlayacağım. Belki tüm yaşananlardan sonra Kitty biraz daha olgunlaşır, daha akıllıca hareket ederek hem kendi hem de başkalarının hayatını tehlikeye atmadan