"Burası bir dünya evi, her şeyin bu kadar alımlı ve güzel göründüğüne bakma! Bunların hepsi birer gölge ve birer numune. Biz buraya ait değiliz. Bu gölgeler bizi oyalamamalı. Bizim gerçeklerimiz bunlardan daha alımlı, daha güzel ve daha parlak!"
"Hayat da bir ateş denizi değil mi zaten? Zorluklar, tuzaklar ve tehlikeler, hayatın önünde bir ateş denizi gibi duruyor. Bu kadar tehlikenin arasında elimizde yol alabilmek için sadece mumdan gemiler var sanki. Her an yanma tehlikesi ve her an yok olma korkusu... Üstelik onların içerisinde de devler pusuda beklemekte. Yani gemilere binmek de tehlikeli. Tek kurtuluş yolu, bu denizin üzerinden bir şahin gibi uçarak geçebilme sırrına ulaşmakta! Böylece sonsuz güzelliklere ve bitip tükenmez hazinelere de kavuşabiliriz. Altından ırmaklar akan cennet bahçeleri, rahatlatıcı gölgenin altında çeşit çeşit nimetler... Esenlik dolu köşkler ve sabretmenin karşılığında kazanılan ebedî konaklar... Taptaze meyveler ve istek duyulan her şey orada... İstemez misin, bizim ödülümüz de orada verilsin?"