Avutan, uzlaştıran yalanlar vardır. İşçinin kolunu ezen yükü mazur gösteren, hatta açlıktan ölenleri suçlayan yalanlar… Bilirim yalanı! İradesi zayıf olanlara ve başkasının özsuyunu emenlere gereklidir yalan… Birini avutur, destek olur; diğerini de gizler yalan… Kendi kendisinin efendisi olan, bağımsız ve açgözlülük etmeyen insana neden gereksin yalan? Yalan, kölelerle efendilerin dinidir… Gerçek ise özgür insanın tanrısı!
Ne gerçeği, nerede gerçek?
(Üstündeki yırtık giysileri göstererek.)
İşte gerçek bu! İş yok… Derman yok! İşte gerçek bu! Başımı… Başımı sokacak yerim bile yok! Gebermem lazım… İşte gerçek bu! Şeytan alsın! Ne… Ne işime yarar gerçek? Bırakın… Bırakın soluk alayım yalnız! Suçum ne benim? Ne yapayım gerçeği? Yaşamak... kahretsin... Yaşamak işkence! Al sana gerçek!