Kitap boyunca özellikle karakterlerin iç dünyası o kadar gerçek ve yoğun hissettiriliyor ki çoğu yerde onların duygularını okuyor gibi değil, yaşıyor gibi hissettiriyor. Özellikle insanın anlaşılma ihtiyacı, yalnızlık hissi ve içinde büyüttüğü duyguları dile getirememesi çok etkileyiciydi.
Sabahattin Ali ’nin dili sade olmasına rağmen duyguları inanılmaz güçlü aktarabiliyor. Abartılı olaylar olmadan bile insanın içine işleyen bir duygu yaratmış.
Kürk Mantolu Madonna benim için sadece bir aşk hikayesi değil, insanın iç dünyasına, kırılganlığına ve bazen söylenemeyen duyguların ağırlığına dair çok etkileyici bir romandı.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Kendimi bildim bileli, bütün günlerimi, haberim olmadan ve nefsime itiraf etmeden, bir insanı aramakla geçirmiş ve bu yüzden bütün diğer insanlardan kaçmıştım.