Hayır! Sevdiği bilginin kendisi değildi aslında; onun aldığı biçimi, yansıyan suretini seviyordu. Bu kitabı seviyordu çünkü o bir kitaptı; kokusunu, biçimini ismini seviyordu onun.
Flaubert'in henüz 14 yaşındayken kaleme aldığı Bibliyomani uzun zamandır en keyif aldığım kısa öykü oldu. Yetişmesi muhtemel bir edebi dehanın ilk sinyallerini okura taşıyan öykü tüm sıkı okuyucuları da kendine bağlayacak bir konu üzerinden inşa oluyor. Giacomo okuma tutkusuna sahiden sahip insanların aşina olabileceği bir hastalıklı ruh içerisinde varoluşunu gerçekleştirmekte. Sahi, iyi bir kitabın izini nereye kadar sürebilirsiniz?
BibliyomaniGustave Flaubert · Sel Yayıncılık · 2017881 okunma
Enver Gülşen, Türk ve dünya sinemasından önemli köşe taşları üzerinden sinemanın hakikat ile ilişkisini ortaya koymaya çalışıyor. Metinlerde, tartışılan her yönetmen ya da filmin, ortaya çıkardığı yeni ufuklarla, problem ve eksiklikleri beraber ele alınarak bir hakikat sineması perspektifi oluşturulmaya çalışılıyor.
Sinema ve sanat üzerine hakikate uzanan bir okuma düzlemi oluşturmaya çalışan metinler, eksiklikler üzerinden imkânları, imkânlar üzerinden yeni ufukları tartışıyor.
Düşüncenin krizinden, dil hapishanesinden firar ederek kurtulmayı öneren metinler, sinemanın, sadece sinema olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.