Hakikatin Sineması

9,5/10  (2 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
110 gösterim
Önümüzde nasıl bir Türk sineması profili vardır? Dünya sinemasının büyük başyapıtlarının eksiklikleri ve ortaya koydukları imkânlar nelerdir? Batı'daki düşünce krizine hangi sanat eserleri bir panzehir olarak görülebilir? Türk sinemasında bizi hangi ufuklar bekliyor? Bütün dalların birleştiği kökü ortaya koyabilecek sinema nasıl bir hakikat zemini üzerinden kurulabilir? Enver Gülşen, Türk ve dünya sinemasından önemli köşe taşları üzerinden sinemanın hakikat ile ilişkisini ortaya koymaya çalışıyor. Metinlerde, tartışılan her yönetmen ya da filmin, ortaya çıkardığı yeni ufuklarla, problem ve eksiklikleri beraber ele alınarak bir hakikat sineması perspektifi oluşturulmaya çalışılıyor. Sinema ve sanat üzerine hakikate uzanan bir okuma düzlemi oluşturmaya çalışan metinler, eksiklikler üzerinden imkânları, imkânlar üzerinden yeni ufukları tartışıyor. Düşüncenin krizinden, dil hapishanesinden firar ederek kurtulmayı öneren metinler, sinemanın, sadece sinema olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Tarkovsky'den Semih Kaplanoğlu'na, Paradjanov'dan Mecid Mecidi'ye, Haneke'den Bergman'a kadar dünya sinemasının zirvelerinde tasavvuf üzerinden derin bir yolculuk yapan Gülşen'in bu kitabı ülkemizde hem esaslı bir film dili geliştirilmesine imkân tanıyacak, hem de film felsefesi alanında çığır açacak köklü ve imajinatif bir film tasavvuru geliştiriyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2015
  • Sayfa Sayısı:
    395
  • ISBN:
    9786055976132
  • Yayınevi:
    Külliyat Yayınları
  • Kitabın Türü:
İrem Meryem Taşçı 
 30 Ağu 2017 · Kitabı okuyor · 9/10 puan

Enver Gülşen, Türk ve dünya sinemasından önemli köşe taşları üzerinden sinemanın hakikat ile ilişkisini ortaya koymaya çalışıyor. Metinlerde, tartışılan her yönetmen ya da filmin, ortaya çıkardığı yeni ufuklarla, problem ve eksiklikleri beraber ele alınarak bir hakikat sineması perspektifi oluşturulmaya çalışılıyor.
Sinema ve sanat üzerine hakikate uzanan bir okuma düzlemi oluşturmaya çalışan metinler, eksiklikler üzerinden imkânları, imkânlar üzerinden yeni ufukları tartışıyor.
Düşüncenin krizinden, dil hapishanesinden firar ederek kurtulmayı öneren metinler, sinemanın, sadece sinema olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.