Bir kaybın sessizliğini anlatan, kalbe ağır ağır yerleşen bir roman. Bir çocuğun değil sadece; geride kalanların, özellikle de bir annenin yasının hikâyesi.
Agnes karakteriyle doğa, sezgi ve annelik çok derin ve gerçek bir şekilde anlatılıyor. Yazar acıyı dramatize etmiyor; tam tersine, evin içindeki boşluğu, söylenmeyen cümleleri ve zamanın durduğu anları gösteriyor. Belki de bu yüzden bu kadar sarsıcı.
Okurken durup nefes aldığım, bitirdiğimde içimde uzun süre kalan bir kitap. Anneyseniz ağlamadan okuyabilmek mümkün değil.