"Aydın olmak gösterişli bir kıyafet giymek yahut kolalı bir yaka ve modaya göre şapkayla dolaşmak değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halk bizi eğitimimiz bittikten sonra iyi maaşlı bir işe girerek akşamları lokantalarda oturmak veya sözde 'okuma salonlarında' kağıt veya domino oynamak için yetiştirmedi. Bu hayatı yaşayanlar aydın değil, aydın süprüntüleridir."
"Bizler memeli hayvanlarız, o yüzden de derinden ilişkili ve birbirine bağlı insan teması olmadan hiçbirimiz hayatta kalamazdık. İşin gerçeği, sevilmiş olmadan ve sevilmeden kendinizi sevemezsiniz. Sevme kapasitesi tek başınalıkla inşa edilemez."
"Çocuğun davranışlarının masum ve tatlı bir hali vardı: Onun gülümsediğini, annesinin kucağına kıvrıldığını ve onunla yüz yüze oturabilmek için kucağına sığmaya çalıştığını görebiliyordum. Sonra elini şefkatle annesinin ağzına götürdü ve şakacı ve meraklı bir tavırla ona dokundu."